|
GÜVENLİK ALANINDA KAMU-ÖZEL SEKTÖR İŞBİRLİĞİ
Yusuf Vehbi DALDA
Ülkemizde güvenlik 14.2.1985 tarih ve 3152 sayılı İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanunun 1 ve 2. maddelerinde belirtildiği üzere İçişleri Bakanlığının yetki ve sorumluluğu içinde bulunmaktadır- 4.6.1937 sayılı 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununu 1.maddesi " Memleketin umumi emniyet ve asayiş işlerinden Dahiliye Vekili mesuldür. Dahiliye vekili bu işleri, kendi kanunları dairesinde hareket eden Emniyet Umum Müdürlüğü ile Umum Jandarma Komutanlığı ve icabında diğer bütün zabıta teşkilatı vasıtası ile ifa ...eder"
Madde 3.Zabıta teşkilatı: Umumi ve hususi olmak üzere iki kısma ayrılır.
Umumu zabıta (Genel Kolluk): Silahlı bir kuvvet olan (polis) ve (Jandarmadır)
Hususi (Özel) Zabıta. Umumi zabıta haricinde kalan ve mahsus kanunlarına gore teşekkü edip muayyen vazifeleri gören zabıta kuvvetleridir.
Bir ölçüde yukarıdaki yasanın 3.maddesinin ruhuna uygun olarak hazırlanan 26.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren " 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun" ile tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de güvenliğin-en azından bir kısmının- artık sadece kamu değil özel sektör tarafından da geniş ölçüde sağlanması imkanı getirilmiştir. Bu kanunla birlikte yürürlükten kaldırılan 2495 sayılı" Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşların Korunması ve Güvenliklerin Sağlanması Hakkındaki Kanun" da ,kanunun isminden de anlaşılacağı üzere bu konuda oldukça sınırlı bir uygulama ortamı sağlamakla idi.
Anılan yasa 2 senedir yürürlükte olmasına rağmen, henüz bu alandaki gerçekleştirilen bu ciddi değişim-dönüşümün toplumun tüm kesimleri tarafından tam olarak anlaşılmamış olduğu görülmektedir.
Yıllarca üzerimizde çok yük var, bunların azaltılması gerekir diye sitem ve taleplerde bulunan Polis Teşkilatının mensuplarının bir kısmının da bu kategoride yer alıyor görünmesi oldukça şaşırtıcıdır! Polis Akademisi, Polis Okulları ve diğer mesleki kurslardaki ders müfredatına "özel güvenlik" konusunda dersler ilave edilmesi ve tüm dünyada bu alandaki gelişmelerin daha yakından takip edilmesi ile bu tereddütlerin giderilebileceği umut edilmektedir.
Özellikle önleyici hizmetler konusunda polise çok büyük bir destek veren, onun yükünü azaltan ve Özel Güvenlik Meslek Dergisinin önümüzdeki 7.sayısında çok küçük bir örneği verilen “AŞTİ” ve basına yansıyan İstanbul Esenler otogarı ve havaalanlarındaki uygulamalar dan görüleceği gibi bu alanda önemli başarılar gösteren "özel güvenlik birimlerinin" tüm ülke çapındaki somut başarılarını sergileyecek çalışma ve bu anlamda oluşturulacak "veri toplama" ile yasanın başarılı bir şekilde uygulanmasında önemli bir işlev görecek olan "polis-özel güvenlik görevlileri" arasındaki "işbirliği ve iletişimi sağlayacak bir sistem" oluşturulması her biri ayrı bir inceleme ve makale konusunu teşkil etmektedir.
Özel güvenlik alanında ülkemizden çok daha önceki yıllarda düzenlemeler yapan ve bu anlamda güzel işbirliği uygulamalar yapan batı ülkelerinde yukarıda sayılan tereddütler çoktan aşıldığı gibi günümüzde artık aslı görevi bile olsa "güvenliğin sağlanması" tek taraflı çabalarla mümkün olmadığı anlaşıldığından,bu alanda ilgili tarafların katılımı ile geniş platformlu çalışmalar başlatılmaktadır.ABD'de bu anlamda çok ileri çalışmalar ve hatta değişik konularda ortak programlar yapıldığı bilinmektedir. Avrupa Birliği bünyesinde de son yıllarda benzeri çalışmalar yapılmaktadır.
Bunlardan biri:16-17 Aralık 2002 tarihinde La Haye/Hollanda'da "Suçların Önlenmesi Alanında Kamu ve Özel Sektör İşbirliği" semineridir.
Diğeri ise, 19-20 Aralık 2005 , Brüksel'de gerçekleştirilen "Avrupa Kamu-Özel Sektör Forumu" dur.
Bu alanda Avrupa ülkelerinde olan gelişmelerin yakından takip edilmesi ve ülkemizde yapılacak çalışmalarda yararlanması açısından her iki Seminer ve Formun toplantı sonuç raporları Türkçe'ye tercüme edilmiş ve ekte PDF formatında sunulmuştur:
|