|
KAMU-ÖZEL SEKTÖR İŞBİRLİĞİ RAPORU[1]
Çeviren.Yusuf Vehbi DALDA[2]
“16-17 Aralık 2002 tarihinde La Haye/Hollanda’da gerçekleştirilen;
Avrupa Konseyi
Hollanda Adalet Bankalığı
Hollanda Sigortacılar Birliği
tarafından sponsorluğu yapılan
“Suçların Önlenmesi Alanında Kamu ve Özel Sektör İşbirliği Raporu
Hollanda, Mayıs 2003”
BÖLÜM 1
GİRİŞ
1.1. RAPORUN İÇERİĞİ
Kamu-Özel Sektör işbirliği seminerinde çok sayıda konu ve proje tartışıldı.Bu bölüm seminer öncesi hazırlıklar,tanımlar ,tartışılan konular ve alınan kararlar ile ilgili bilgi verir. Seminer ,Avrupa Birliği Komisyonu ve EUCPN’e aşağıda eklenen tavsiyelerde bulunma kararı vermiştir.
2.Bölüm girişimlerin özetini içerir. 3.Bölüm sunulan projelerin bir özetini içerir,program ve katılanların isim ve unvanlarını ihtiva eder.
1.1. Hazırlıklar: Seminer AB Hipokrat projesinin finansman desteği ile Hollanda Adalet Bakanlığı ve Hollanda Sigortacılar Derneği tarafından düzenlenmiştir.İsveç ve Finlandiya girişimi desteklediler.
Avrupa Birliği ülkeleri ve AB’ne üye olacak müstakbel ülkelerde kamu görevlileri ve özel sektör örgütleri seminere davet edildiler.Seminere toplam olarak 15’i AB ülkesi ve 6’sı birliğe üye olacak ülkeden 55 kişi katılmıştır.Seminere Adalet Bakanlığı Suç Önleme Bölüm Başkanı Victor Jammer başkanlık etmiştir. Seminer, genel görüşme, çalışma grupları ve müzakereleri içerir.
Özel şirketler ve iş dünyası suçların önlenmesinde önemli bir rol oynayabilirler .Avrupa Birliğinin bazı ülkelerinde milli,bölgesel ve/veya mahalli düzeyde özel sektör-kamu kuruluşu işbirliği kurum ve forumları mevcuttur.Onların amacı suçla mücadele , onu azaltma ve önlemektir.Avrupa Birliği ülkelerinde suçu azaltmak ve önlemek için değişik strateji ve metotlar da mevcuttur. Bunların bazıları oldukça başarılı,diğerleri ise değildir.Her iki halde de önemli olan, hangi faktörlerin başarı veya başarısızlığa götürdüğünü öğrenmektir.AB ülkelerinin çoğunda olduğu gibi aday ülkelerde suç önleme alanında mevcut olan kurumsal işbirliği tanımları hakkında bilgileri yoktur ve diğer üye ülkelerden Kamu-Özel Sektör İşbirliği (KÖSİ) nasıl işlediğini öğrenmek isterler.
Finlandiya-İsveç-İngiltere ve Hollanda suç önlemede Kamu-Özel Sektör ortak işbirliği yapılmasında önderlik eden bir rol oynarlar.
Seminerin amacı Kamu-Özel Sektör ortak çalışma ve işbirliğindeki bilgilerin uygulanma deneyimlerini paylaşmak ve Avrupa Suç Önleme Ağı- EUCPN ve AB ‘ye KÖSİ’ni tavsiye etmektir.
1.2.İleri adım için seminer tavsiyesi
Seminere katılanlar Kamu-Özel Sektör İşbirliği (KÖSİ) anlayışından çok etkilendiler ve bu fikrin Avrupa düzeyinde yaygınlaşması için üzerinde daha çok durma ve gayret sarf etmede mutabık kaldılar.İlk deneyimlerin unutulmamasını sağlamak üzere ileride yapılacak işler için aşağıdaki sonuç listesini oluşturdular:
Seminerin bir sonuç raporu hazırlandı.Seminere katılanlar için bir taslak rapor hazırlanacak ve istişarelerden sonra Hippocrate ve EUCPN için bir sonuç raporu oluşturulacak.
EUCPN;
üMevcut raporu üyeleri vasıtasıyla üye ülkelere Mahalli ve Bölgesel KÖSİ’ lerin yararlanması için göndermek,
üÜye ülkelere, ülkelerinde milli KÖSI Fonu oluşturulması için tavsiye edilmesi,
üBir Avrupa KÖSİ inisiyatifi için yapılacaklar-yapılmayacaklar listesi çıkartmak üzere bir EUCPN çalışma grubu oluşturulması,
üAvrupa Komisyonunun iş dünyasını suçun uluslar arası karakteri ile ilgili olarak bir EUCPN çalışma grubunun konuyu ciddi olarak KÖSİ fikrinden ele almasını,
Komisyon ve özel sektör ortaklarına tavsiye etmek.
1.4 Genel Yorum ve Seminer Sonuçları
Kamu-Özel Sektör İşbirliği Tarihçesi:
Son birkaç yıldır Avrupa’da,suçun azalmasına yardımcı olacak sosyal kontrolde birçok Avrupa ülkesinde gevşeme görülmektedir.Polis artık artan suç oranını kontrol edebilecek durumda değildir.Halk kendini daha az güvende ve emin hissetmektedir.Güvenliğin gittikçe geniş bir oranda hükümet ve toplum tarafından paylaşılması gerçek bir sorun haline geldiği görülmektedir.Bu yükün (sorumluluğun) paylaşılması suç olayını azaltmada çözüm bulmak için kamu ve özel sektör taraflarının ortak girişim yapmaları ile gerçekleşebilir.
Kamu-Özel Sektör İşbirliğinin Ön Şartları
Kamu-Özel Sektör işbirliği ortak amaca ulaşmak için özerk özel sektör ve kamu tarafları arasında sorumluluklar, görevler ve yetkilerin net olarak belirlendiği, bir temel üzerinde ve taraflar arasında herhangi bir hiyerarşinin bulunmadığı, birlikte çalışma için yapılan bir işbirliği anlaşmasıdır.Kamu-Özel Sektör İşbirliğinde en önemli ön koşul karşılıklı güven ve gelecekteki imkanların kullanılması/kabulüdür.
Bu tür bir işbirliği, işbirliği yapılmadan gerçekleştirilemeyecek ve önleme ve bastırma ihtiyacı için dikkate alınması gereken, açıkça belirlenen bir hedefe ulaşmak için ,koordineli bir yaklaşım aracıdır.
Milli ve Bölgesel Düzeyde Kamu-Özel Sektör Güvenlik İşbirliği
Suç kontrolünün genelde mahalli düzeyde yapılması ve bağlantıların esas olduğu kabul edilmiştir.Bu bağlantılar çok sayıda değişik yolla kurulabilir:İlgili halk tarafından organize edilebilir.(İsveç’te olduğu gibi) veya merkezi bir kuruluşta yapılabilir.(Hollanda’da olduğu gibi).Her iki yaklaşımın avantaj ve dezavantajları vardır. Başarı için en önemli ön koşul mahalli özel ihtiyaçların belirlenmesi, uzun vadeli yatırımların yapılması ve hükümetin öncelikleri ve seçimlerle ilgili net olunmasıdır.Başarı için önemli bir önleme ve tarafları işbirliği yapmaya cesaretlendirecek olan uzun vadeli yatırımla güven ortamı oluşturulur.Bir milli koordinasyon kuruluşu özel organizasyonlar ve merkezi hükümetin mevcut çalışma metodu veya gerekli olacak düzenleyici tedbirlerle herhangi bir milli düzenlemede birlikte çalışmayı sağlayacağı için ,tam bu anlamda milli destek ve koordinasyon çok önemlidir.KÖSİ ile çalışan çok sayıdaki ülkede, özel sektör ve kamu sektöründeki ana kurumların birlikte çalıştığı resmi bir milli kurumu vardır.
Özel Güvenlik Organizasyonlarının Rolü
Tarafların birlikte çalışmasının ve bunun ön şartı olarak hükümet, polis ve özel güvenlik organizasyonlarını içerdiğine özel önem gösterildi.Ortaya çıkan önemli bir sorun özel güvenlik organizasyonlarının KÖSİ’ nin bir tarafı mı,yoksa diğer KÖSİ’ lerce bazı görevleri yapmak için kiralanıp kiralanmadığı idi?
Bu bir KÖSİ’ nin tanımına bağlı idi: Acaba bir KÖSİ yüksek bir amaca mı hizmet ediyor idi ? veya KÖSİ’ lerin kullanılmasının ana hedefi birlikte iş yapmak ve kazanç temin etmek miydi? : Seminere katılanların çoğunluğu için, sorunun kırılma noktası diğer tarafların da kazanç sağlama niyetinde olup olmadığı idi.Katılanların çoğunluğu kazanç sağlayıcı organizasyonların KÖSİ ortaklığı için uygun olmayacağını değerlendirdiler.Uygulamada,bir konu genellikle başa çıkılamayacak bir engel teşkil etmeyecekti.
Dürüstlük ve Gizlilik
Özel organizasyonların dürüstlüğü, pek çok katılımcı tarafından ilgili organizasyonların sorumluluğunda olduğu kabul edildi. Bunda bir eksiklik olduğu zaman hükümet araştırarak/soruşturarak ve gerekirse yasal düzenleme yaparak sorumluluğu üstlenmelidir.KÖSİ ile ilgili dikkate alınacak önemli bir nokta hem milli devlet hem de Avrupa düzeyinde gizlilik yasasıdır.(Çoğu zaman taraflar arasında bilgi değişimine bir engel teşkil eder.) Katılımcılar için önemli bir tartışma konusu gizlilik yasasının demokratik yöntemin bir parçası olarak kararların neyin üzerinde olması ve olmaması açısından özel taraflarla tartışılıp tartışılmayacağı ve tartışılacaksa hangi boyutta olacağı idi.Yasalar değişik Avrupa ülkelerinde farklılık gösterir:Hollanda’da gizlilik yasası katıdır;İngiltere’de ise daha esnektir.Yasada değişiklik iki halde de ele alınmalıdır.
Değerlendirme
KÖSİ projelerinin etkilerinin ölçülmesi için değerlendirme esastır.Bu açıdan hükümetin,örneğin başlatılan ve özel ortakça uygulanan bir projenin değerlendirilmesinde önemli bir rol oynayacağı gözlenmektedir.
İyi Uygulama
KÖSİ’ lerin etkin kılınması için pek çok yol vardır.Her ülke kamu ve özel sektör arasındaki işbirliğini gösteren örnekler vermişlerdir.Bu ülkelerin birkaç seminer esnasında çeşitli işbirliği sunumları yaptılar ve bu suretle bu tür bir işbirliğinin gerçekleştirileceği çok sayıdaki türlerini gösterdiler: Endüstriyel tesislerin korunması, güvenli şehir merkezleri, suç durdurucular, sahtekarlık projeleri, sosyal arabuluculuk, genç suçlular için projeler, özel organizasyonların hükümet tarafından eğitimi, güvenli alışveriş projeleri,polis ve özel organizasyonlar arasında sözleşme, KÖSİ ağı, araba hırsızlığı ile mücadele ve benzeri.Çeşitli işbirliği çalışmaları hakkında bilgi verildi,çalışma gruplarında bunlar üzerinde tartışıldı ve bunlarla ilgili özet raporlar yazıldı.
Avrupa Düzeyinde KÖSİ’ler
KÖSİ ’lerin dört ayrı düzeyde gerçekleştirebileceği ileri sürüldü.Mahalli düzey , bölgesel düzey, milli düzey ve gittikçe artan ölçüde Avrupa düzeyinde.Şimdi sınırlar açıldı ve suç artık sadece bir tek ülkenin sınırları içinde işlenmiyor.Şirketlerin de yabancı ülkelerde şubeleri bulunmaktadır.Avrupa düzeyinde işbirliği yapılabilmesi için özel anlaşmalar yapılmasına ihtiyaç vardır.Özel güvenlikle ilgili anlaşmalardan söz edildi.Seminer esnasında,açıkça belli oldu ki diğer ülkelerle ilişki içinde olunduğunda öğrenilecek çok şey bulunmaktadır.EUCPN bu amaçla planlanabilir.
BÖLÜM 2
Genel Görüşmelerin Özeti
2.1 Açılı Konuşması-Hollanda Adalet Bakanlığı Gençler ve Müeyyideler
Önleme Genel Müdürü Bayan Mulock Houwer.
Bayan Mulock, Avrupa ülkelerinde suç oranlarının azaltılması/asgariye indirilmesi için önleyici tedbirlerin uygulanmasının önemini vurguladılar.Ayrıca,seminerin EUCPN ve Avrupa’da suç önleme gayretlerine bir destek vereceğini umduğunu beyan etti.Seminerin amacı,KÖSİ’ lerin sunduğu imkanlar vasıtasıyla Avrupa ülkelerinde suçların azaltılması için kamu ve özel sektör bir araya getirerek bilgi ve deneyimi paylaşmaktır.
Bayan Mulock Houwer KÖSİ’ lerin açıkça belirlenmiş iş bölümü ve sorumlulukları-görevler ve yetkiler temelinde mutabık kalınan ortak amaçlara uygun olarak herhangi bir hiyerarşik yapı olmaksızın çalışan özerk özel sektör ve kamu tarafı arasında bir işbirliği olarak tanımlar.KÖSİ Hollanda’da etkili olduğunu göstermiş ve kamu ve özel sektör partnerler şimdi bir kısmı çalışma grubunda tartışılan birçok alanda birlikte çalışmaktadır.
Bayan Mulock Houwer KÖSİ’nin başarısı için gerekli gördüğü şu ek şartları da saymıştır: Müstakbel partnerle karşılıklı güven, müstakbel ortaklık ihtimaline karşı anlayış, iletişim kapısının açık tutulması amacıyla bir iletişim planı ,sonuçları izleme planı.
Hollanda’da kamu alanında asayiş ve güvenliği sağlanması, değişmesi olanak olmayacak, hükümetin temel görevlerinden biri ve sorumluluğundadır. Özel alandaki asayiş ve güvenliğin sağlanması özel sektörün sorumluluğundadır. Bununla beraber,her zaman demokratik denetim yapılması mümkündür; kamu alanı kolay erişilir ve asayiş ve güvenlik konularındaki sorumluluklar uygun bir şekilde belirlenmiş olmalıdır.
Bu temel şartlar çerçevesinde KÖSİ’ den hükümet sorumlu olmalıdır.Hükümet işbirliğini denetlemek, yönetmek ve yöntemlerini kolaylaştırmalı ve ortak amaçların özellikle asayiş ve güvenlikle ilgili kamu lehine olmasını garanti etmelidir.Suç işleyen kimseler sonradan yakalanıp yargılanmaları halinde şirketler tarafından alınacak önleyici tedbirlerin çok az yararı olacaktır .Ciddi bir uygulama olmadığı zaman bu önleyici tedbirlerin etkisi olmayacaktır.Önleme, denetim, kontrol, araştırma ve yasal takibat hükümet ve özel sektörün zımni dahili ile karşılıklı sıkı bağımlı olduğu bir zincir oluşturur.
Bayan Mulock Houwer sonuç olarak görüşünün KÖSİ’ nin iş alemi ve kurumlara karşı işlenen suçlarla mücadelede kaçınılmaz bir araç olduğunu ifade etmiştir.O, katılımcıların kendi KÖSİ’lerin ülkeleri ve tüm Avrupa için ne anlam ifade ettiği yönünde kendi değerlendirmelerine varacaklarını umduğunu beyan etmiştir.
2.2.KÖSİ Sigortacıların Rolü –Hollanda Sigortacılar Derneği Yönetim Kurulu üyesi Bay Van der Geijn
Sigortacılar kamu ve özel sektör arasında yer alır ancak etkili bir suç önlenmesinde büyük menfaati vardır.Yüksek prim ve suç nedeniyle sigorta yapılamaması, sigorta sektörünün temelin oluşturan sigortalıyla dayanışmanın azaltılmasına neden olur.Daha az suç, az zarara neden olur ve kaçınılmaz olarak sigorta primlerinin düşmesine ve daha büyük güvenlik hissi duyulmasına sebep olur.Sigortacı KÖSİ’yi politikaların temeli olarak görür.Bu nedenle suç durumu,yangın ve ev hırsızlığını önleme projelerinde yer alırlar.Suçun önlenmesi güvenliğin bir yönü olduğundan bu mahalli düzeyde yürütülmelidir.Sigortacılar ,bölgesel güvenlik sorunlarına çözüm arayışında, Bölgesel Suç Önleme Platformu ve KÖSİ’ nin sanayi mülklerinde alışveriş merkezinin daha güvenli olmasında yardımcı olan Güvenli İşletmeler Kalite Markasını desteklerler .
KÖSİ bizzat sigortacıları doğrudan etkileyen suç türü açısından da önem arz eder:Sigorta sahteciliği.Altı yıl önce Cumhuriyet Başsavcılığı,mali sahtecilik soruşturmalarının iyileştirilmesi amacıyla Bankalar ve Sigortacıların da davet edildiği bir proje başlattı.Şu anda Hollanda Sigortacılar Derneği ile yakın işbirliği içinde çalışan Savcılık Bürosunda “sigorta sahteciliği” konusunda bir yardım masası bulunmaktadır.
Sigortacılar hükümet ile, sigortacı-polis ve cumhuriyet savcılığı arasında bilgilerin hızlı iletilmesi yönünde bir protokol yapmayı arzulamaktadır.Bununla beraber imkanlar sınırlıdır.Araştırmalar halihazırda mevcut ve istikbaldeki mevzuat kapsamı içinde yürütülecektir.
Bay Van der Geijn sunumunu, tarafların,artık suç ile tek başına mücadele edilemeyeceğine açık olduğu yorumuyla tamamladı. KÖSİ’ lerin olumlu sonuçları görüldü ve yolun açık olduğu görülüyor.
2.3.Kamu –Özel Sektör Suç Önleme,Uluslararası Temayül ve Hollanda Bakış Açısından, Avrupa Suç Önleme Sekreteri-Brüksel, Bay Jaap de Waard
Avrupa’da suç artmaktadır.Hollanda’da suç düzeyi nispeten sabittir,ancak şiddet olayları artış göstermektedir.Suçla mücadele, ortak noktası nicelikten ziyade niteliktir.Hollanda’da buna müdahalenin kamu sektöründe azalması, özel sektörün ise artmasına yöneltti.Hükümetin görevleri sözleşme ile yerine getirilir oldu.Vatandaş risk almada çok istekli değil ve şikayet etme kültürü durmak üzere.
Güvenlik sektörü hem Avrupa içinde hem de diğer ülkelerde büyüme gösteriyor.Suç oranlarındaki artış vatandaşın güvenliğin önemini daha kuvvetli bir şekilde fark etmesine ve güvenlik için harcama yapmaya daha istekli olmaya, güvenlik ürünleri ve hizmetlerine olan talebin artmasına ve bu ürünler ve hizmetlerin modern teknoloji sayesinde kalitesinin artmasına yol açtı.Globalleşmenin gelişmesi kamu sektörünün etkililiğini azaltırken zaman zaman sınır aşırı çalışan özel sektörün daha etkili olmasına neden oldu. Bu, imkanlar ve muhtemel tehditlere neden oldu. Bay Dr.Waard kamu sektörü açısından görülen çok sayıdaki fırsattan söz etti:Bir bütün olarak suçu kontrol kapasitesi artacak ,kamu ve özel sektör arsındaki bilgi değişimi “en iyi uygulama” ve bunların suç kontrol uygulamalarında kullanılmasını artırabilecek; özel sektör ile rekabet kamuyu suçu kontrolde gelişimine neden olabilecektir.Bu suç problemlerinin daha eşit dağılımına ve sınır aşan suçlarda kamu ve özel sektörün daha iyi bir işbirliği yapmasına imkan sağlayacaktır.Ayrıca,özel sektörün sınır aşan suçların kontrolündeki yaklaşımındaki boşlukların doldurulmasına da yardımcı olacaktır.
Bay Dr.Waard, kamu açısından çok sayıda tehdidi de görmektedir. Güvenlik maliyetlerinin önemli bir faktör olacağını ve sadece imkanı olanların kendilerini koruyabileceği ve emin ve güvende olabileceğinden endişe duyduğunu belirtti.Kamunun suçu kontrol, yenilikte ve verimlilik açısından özel sektörün suç kontrolü gerisinde kalma riski bulunmaktadır.O, aynı zamanda, sanık hakkı ve onların özel yaşantılarını ihlal edebileceğinden endişe ettiğini de beyan etti.Öngördüğü diğer olası gelişmeler kamu ve özel sektör arasında üretim karşıtı rekabet , kamu ve özel sektörün suç kontrolünde bilgi değişimi ve toplanmasındaki sınırların bulanıklaşması ve özel güvenlik endüstrisinde az sayıda çok uluslu şirketin hakimiyetini artırması olabilecektir.
Bay De Waard KÖSİ’ nin birçok nedenle yararlı olacağı sonucuna vardı.Karşı üretim verimliliği ve etkisizlik olumsuz bir yaklaşımdır.Bununla beraber, kamu sektörünün suç kontrolü görevinde pozisyonunu muhafaza edebilmesi için gelişmeleri takip etme düzeyinde olmalıdır.
2.4 İngiltere’de toplum güvenliğinde KÖSİ işbirliği, Lincolnshire Polisi,Bay
Richard Chieds
İngiltere’de sosyal kontrol aile,otobüs şoförü ve trafik görevlileri ve benzeri gibi yarı resmi görevliler vasıtasıyla oto-kontrol ve kendi kuralları çerçevesinde yapılırdı.Sosyal yapıdaki değişiklik, sosyal kontrolün bu şeklinin büyük oranda erozyona uğramasında neden oldu.Polis daha az etkili hale geldi, kötü bir şekilde organize olan,iyi eğitilmemiş görevlilerinin çalıştırıldığı ve personeline çok az ücret ödeyen ve yasal bir düzenlemesi olmayan özel güvenlik sektörün artışı ile alternatif mahalli müdahale yöntemleri bulunmuştur.Son birkaç yılda sektörü düzenleyen ve özel ve kamu sektörü arasındaki çizgiyi belirleyen üç yasa yürürlüğe konmuştur:
1.Crime and Disorder Act - Suç ve Düzensizlik Yasası-1998
Her ferdi suçla mücadelede taraf yaptı ve mahalli hükümet,polis ve diğer kilit şahsiyetlere özel sorumluluklar ve suç ve düzensizlikle mücadele etme imkanı verdi.Mahalli yetkililer tarafından nasıl mücadele edileceği ve nasıl karar alınacağı konusu aşırı bürokrasi olmaksızın mahalli düzeyde yapıldı.Bu yasa problem çözmede ve çözüm önerilerini değerlendirmede büyük bir yarar sağladı Kamu ve özel sektör arasında ortak çalışmaların güçlendirilmesi ve “iyi uygulamalar” geliştirilmesine ihtiyaç vardır.
2.Private Security Act-Özel Güvenlik Yasası-2001
Özel sektör kaliteyi artırma şansı verdi.Yasa hangi tür güvenlik şirketlerinin faaliyet yapması için bir izne ihtiyaç olduğu ve güvenlik organizasyonlarının izin alabilme şartlarını belirtmiştir.Şartlar eğitim,dürüstlük,personelin kaydı ve benzeri lisansları içermektedir.Bu konuları idare etmek için özerk yetkili bir makam oluşturulmalıdır. Şu an yasa yürürlüktedir.Güvenlik sektörü polisin yapmadığı görevleri üstlenmeyi hedeflemektedir ve gelişme göstermeye vakfetmiştir.
3.Police Reform Act-Polis Reform Yasası 2002
Bazı polis görevlerinin üçüncü taraflarca yapılabileceğini kabul etmiştir ve bu görevleri ifa edecek iki yeni güvenlik görevlisi oluşumuna yer vermiştir.Yeni faaliyetler: “Toplum Destekli Görevliler”, bunlar polis değildir ancak polis tarafından suç türlerine önleme ve kamu güvenliğini güçlendirmede sorumlu olarak kullanılabilirler,ve “akredite toplum güvenlik organizasyonları”na istenilen şartlar yerine getirdikleri süre içinde bazı hükümet görevlerini yerine getirme yetkisi verilmiştir.
Bay Child her iki tarafın yararına olduğunu gördüğü için KÖSİ’ni destekler.Bazı görevlerin özel sektöre devri polise kendi asıl görevine yoğunlaşmada daha çok zaman verecektir.Gelecekteki gelişmeleri bu şekilde görmektedir.
2.5 KÖSİ-Bankacılar bunu deneyimle yapıyorlar,Mr.Ruud Doord,
Hollanda Bankalar Birliği
Bankalar suçtan değişik şekilde etkilenirler:Suçun hedefi olarak, suçta bir vasıta olarak (para aklama), masum bir aktör olarak (para aklanmasına izin veren) ve bir fail olarak (terörizme yardım ederek).
Hollanda’da Bankalar KÖSİ’ne 1988 yılında artan banka soygunculuğuna karşı tepki olarak başladılar.Mr.Doord bankacıların taraf olduğu iki başarılı KÖSİ’yi örnek gösterdi:
1.Banka Soygunculuğuna Karşı Mücadele İçin KÖSİ: Bankacıların tavsiyesi üzerine adli makamlar, polis ve bankacılardan oluşan bir komite kuruldu.Komitenin tavsiyesi banka soygunculuğu olaylarının kayda alınması ve analizi,kapsamlı bir etkili önleyici tedbirler paketi ve sonuç olarak Adalet Makamlarının suçu takibini (bastırma) sağlamayı içeriyordu.1993 yılında bir KÖSİ olan Soygun Proje Timi kuruldu (Polis,Savcılık Birimi, İş dünyası ve merkezi hükümet yetkilileri) .Tim’in 1 milyon Euro bütçesi vardı ve hedefi:
Soygun sayısını azaltmak, işlenen suçların çözümünü artırmak, potansiyel sanıklar için soygun yapma albenisini azaltmak, memurları ve bankaların teyakkuzunu artırmak ve iyi mağdur desteğini kolaylaştırmak.
Proje çok başarılı oldu. Soygun sayısı %25 azaldı.Bu başarı ortaklar tarafından iyi bir ekip çalışması ,etkili bir bastırıcı ve önleyici tedbir bileşimi ve uygun mali yatırım uygulanması sonucu gerçekleşti.Tim bağımsız olarak çalıştı ve böylece bürokratik prosedürlerden kaçınıldı.Bu ,taraflarla daha çok doğrudan iletişim ve yenilikler için daha çok imkan demekti.Polis mevcudiyeti için daha iyi bir koordine ve acil talepler/çağrılara hızlı müdahale ile suçu bastırma iyileştirildi.Banka ve mağaza çalışanlarına eğitim verildi, bir komşuluk gözetim sistemi oluşturuldu ve hırsızlık-soygun olaylarına maruz kalanlara destek verildi.Önleyici tedbirler potansiyel sanıklar üzerinde yoğunlaştırıldı:Çalına bilinecek miktar minimuma indirildi ve bu faillere duyuruldu.Mağdurlara direnmeme tavsiye edilerek “faillerin” kendilerini “kahraman” olarak göstermeleri engellendi. Proje ekibi amaçlarını gerçekleştirdi: Daha az hırsızlık ,daha az yağma, faillerin yakalanma şansı daha çok arttı ve daha az kişinin yaralanması gerçekleşti.
2.Sahteciliğin Önlenmesi : Sahteciliğin önlenmesi alanında da KÖSİ oluşturuldu.Bu işbirliği sahtecilik konusunda polis,cumhuriyet savcısı ve bankaların ortak bilgi-deneyimini bir araya getirmek ve özellikle sahtecilikle mücadele için eğitim vermeyi hedeflemektedir.Bu bilgilerin dağıtımı ve üçüncü tarafların bunlardan yararlanabilmesi için bir yardım masası kuruldu.Girişim sahtecilik risklerine karşı büyük bir teyakkuz uyandırdı ve sahteciliğe karşı davranışı değiştirdi.Sonuç olarak polis birimlerinde bir sahtecilik timi kurulması ve Savcılık Birimine sahtecilik uzmanları atandı.
Bay Oord KÖSİ’nin var olmasının temel olduğunu vurguladı.Bu her düzeyde oluşturulmalıdır.:Mahalli, ulusal ve suçun sınırları aşması halinde uluslararası düzeyde.
2.6 Suç Kontrolünde KÖSİ ve Avrupa Düzeyinde Sigortacıların Rolü: Bay
R.D Crommelin, Hollanda Sigortacılar Derneği
Avrupa düzeyinde KÖSİ’ni artırmak amacıyla sigortacılar,Avrupa Sigortacılar Örgütü/Komitesinde (ASK) bir araya gelmiştir.Bu nedenle,ASK Avrupa’nın birçok ülkesi ve Avrupa kamu kuruluşları bünyesinde KÖSİ’ne taraftar olunup olunmadığını araştırmak üzere bir Suç Kontrol Çalışma(SKÇ) grubu oluşturulmuştur. 8 ülke SKÇ grubuna katılmıştır.Çalışma grubu tüm ASK’l erindeki en iyi KÖSİ uygulamalarını denetler ve Avrupa sigortacılarını KÖSİ’ ne katılmaya teşvik eder.Avrupa Komisyonu temsilcileri ile üye ülkeleri suç kontrolünde özel sektör ve KÖSİ ile işbirliği yapmaya teşvik etmelerini talep etmek için irtibat kurar.Avrupa Komisyonu temsilcileri işbirliğinin bir türünü yapmada iradelerini göstermiştir.
Bay Crommelin Avrupa kuruluşlarının KÖSİ’ ne imkan sağladığından da söz etmiştir.Avrupa Suç Önleme Ağı (EUCPN) Avrupa’da önemli bir önleme danışmanlık kurumudur.Üç üye ülke EUCPN ‘ye üye atar ve biri özel sektörden olabilir.Avrupa Organize Suçları Önleme Forumu da sigortacılık branşı ve diğer özel taraflardan fikir beyanı için iyi bir imkan sağlar. Hyppocrates programları en az üç üye ülke tarafından suç önleme ortak girişim projeleri için maddi destek sağlar.ASK,bu seminere katıldığı gibi,bu projelere katılmaya arzuludur.
Bay Crommelin, sigortacılar ve diğer özel taraflar için organize suçlar ve KÖSİ anlayışının değerinin artırılmasında Avrupa KÖSİ danışmasına katılımda imkanlar olduğu sonucuna varmıştır ve Organize Suçları Önleme Formunun gelecek toplantısı için görüşlerini bildirme ve foruma aktif olarak katılmak için davet almıştır.ASK Hyppocrates Fonundan projelerin desteklenmesi için de başvuruda bulunmuştur.
Bununla beraber ,sadece 2 yıllık bir süre içinde çalışma grubunun işbirliği, Brüksel’deki açık irtibatlar ve tarafların birbirlerini dinleme arzusu ve diğer tarafın tutumuna karşı gösterilen anlayış sayesinde ,ASK pek çok hedefi uygulanmaya konmuş ve bir kısmı başarılı olmuştur.
2.7-Finlandiya’da KÖSİ, Bay Hannu Takala ,Finlandiya Milli Suç Önleme
Konseyi
Bay Takala KÖSİ’yi “ müşterek sorumluluk alarak ve kamu veya özel ,kolektif veya ferdi olsun değişik kurumların kaynaklarını ortak bir havuzda toplayan ve onların kendi profesyonel kimliklerini kaybetmeden hareket eden, kabul edilmiş ve yasa dışı güç ve menfaat olmaksızın ve hesap verirlikten uzaklaşmadan ortak hedefi gerçekleştirmek amacıyla performansı artıran bir yol olarak” tanımlar.KÖSİ değişik ideolojiler yerine gönüllülük temeli üzerine eşit bir şekilde işbirliği yapan ortaklık üzerine odaklanır.
Finlandiya’da Milli Suç Önleme Komisyonu (NCCP) 1989 yılından beri faaliyetlerini sürdürmektedir.Finlandiya Sigorta Şirketinin inisiyatifi ile başlamıştır , kamu ve özel sektörden üyeleri vardır: Merkezi ve mahalli idare,bilim,ticaret ve endüstri,bankacılık ve sigorta. Diğer sektörlere de açıktır ancak henüz katılan olmamıştır.KÖSİ başarılıdır; NCCP’de temsil edilen kuruluşlar geçen yüz yılın son on senesinde banka hırsızlığı/soygun artışını durdurmada işbirliği yaptılar.Araştırmalar önlemeyi hedefleyen durum ve sosyal eylemi geliştiren yasa uygulamaları ile birlikte problemi çözümlerler.1999 yılında Finlandiya bir Milli Suç Önleme Programı uyarladı.Bu, Kamu-Özel Sektör İşbirliği gayretleri ile yerel düzeyde suç önlemeyi hedefleyen,güvenlik endüstrisi için bilgi paylaşımı ve çalışanların güvenlik bilincini artırma gibi örnekleriyle tavsiye ve destek verdi.
Akaryakıt hırsızlığı, mağazadan hırsızlık projeleri, reklam kampanyası, polis ve sigortacı işbirliği, sokakta güvenlik, gençlerin suç işlemesini önleme projeleri, şehir merkezlerini iyileştirme bir güvenlik kontrol ve güvenlik sınıflandırması projesi, küçük ve orta boy ticarethanelerde suç riski araştırması, mağazadan yapılan hırsızlıkları önleme rehberi, kundakçılığı önleme stratejisi, okulda risk yönetimi ve mahalli suç önleme ağını kapsayan projeler gerçekleştirildi.
Bay Takala, diğer konuşmacılar gibi, kazanç ve kamu menfaati arasında ihtilaflı olan güvenlik endüstrisinin özel durumundan söz etti.Yeni yasa güvenlik endüstrisinin kamu sektörünce kontrolünü artıracak.
Bay Takala Finlandiya’da KÖSİ’nin iyi işlediğini ancak özel sektörün daha çok katılması ile geliştirilebileceğini belirtti.Kendi kazancını amaçlayan özel sektör ekonomisinin mantıklı eylemlerle önlenecek suçu teşvik etmeyeceği kesindir. O mahalli suç önlemede özel sektörün ortak olarak çalışmak için uygun bir organizasyona sahip olacağını vurguladı.Bu ,maalesef ,çoğu zaman Ticaret Odalarının müdahalesi ile eksik kalır.
2.8- Araştırma ve KÖSİ : Sorunun Analizi ve Milli Denetim,Bay L.Gunter
Moor,Hollanda Toplum Güvenlik,Esenlik ve Polis Fonu
Bay Gunter Moor, Amstredam Free Üniversitesi ,Twenty Üniversitesi ve Hollanda Toplum Güvenlik,Esenlik ve Polis Fonu tarafından yapılan araştırmalarda elde edilen çeşitli verileri tartıştı
Bay Gunter Moor, asayiş ve güvenlik konusunda giderek artan sosyal taleplerin artık kamu polisi tarafından daha fazla sağlanamayacağını gözler.Pek çok Hollanda belediyesinde,kamu alanında şu veya bu şekilde özel güvenlik gözetimi mevcuttur.Özel güvenlik gözetimi ve görevlerinin sağlıklı bir şekilde yaygınlaştığını not etmiştir.Mevcut durumda 45.000 polis görevlisine karşın 20.000 özel güvenlik gözetim üyesi bulunmaktadır.Diğer Avrupa ülkelerinde karşılaştırıldığında Hollanda,kamu güvenliği alanında nispeten daha az yatırım yapmaktadır.Hollanda’da diğer Avrupa ülkelerinden daha küçük bir (kamu) polisi ve daha az özel güvenlik endüstrisi vardır.Bu dikkate şayandır, zira, Hollanda’nın güvenlik sorunu şüphesiz Avrupa ortalamasından daha az değildir.
Geçen yıllarda Hollanda’da güvenlik politikası değişti.Günümüzde güvenlik sorunu sadece polisin sorumluluğunda değildir, aynı zamanda her birimin kendi güvenliği için sorumluluğu olan kuruluş,organizasyon,şirketler ve sade vatandaşa da aittir. Onlar kendi güvenliklerini özel güvenlik organizasyonlarının yardımı ile kendileri sağlayabilirler.
Bay Gunther Moor, özel güvenlik gözetiminin büyümesi konusunda 2 açıklama sunar: 1.Halk çok fazla riski kabul etme eğiliminde değildir.Doğal olarak güvenlik arayışındadır ki bu yetkililerin de riski düşük düzeyde tutmaları için büyük talep oluşturur.2.Kamu ve özel alan arasında bir ayrım yapmak artık çok kolay değildir.Her geçen gün, çeşitli alanlar karma bir karakter oluşturur.Örneğin, özel güvenlik gözetimi alış veriş merkezleri havaalanları,tren istasyonları ve endüstri kuruluşlarında görülmektedir.
Amsterdam Free Üniversite araştırmalarında, Hollanda’da, kamu gözetimi politikası ve halkın istek ve tavırlarının tek ve aynı olmadığı ortaya çıkardı.Politikacıların kamu alanında özel güvenlik gözetim izni vermede tereddüt etmesi yanında ,vatandaşlar kendi güvenlikleri için ödeme yapmaya istekli görünüyor.Gerçekte özel güvenlik gözetimi kamu alanında şu veya bu şekilde hep vardı ve çoğu defa uzun zamandır etrafta görünüyordu.
Özel güvenliğin kamu alanındaki mevcudiyeti için düzenleme yapılması gayretleri sürdürüldü.Çoğu kez,polis ve özel güvenlik arasında işbirliği ve koordinasyon mevcuttu. “Kamu ve özel güvenlik polisliği ormanı “terimin kullanan Bay Gunter Moor özel polisliği yetkileri ve kullanacağı silahların türü hakkındaki tartışmalardan sonra polis ve özel güvenlik (polis) arasındaki işbirliği ve koordinasyonun geliştirilmesi gerektiğini tavsiye eder.O,ayrıca “kamu hizmetleri amacıyla “özel polis” kiralanıp kiralanmayacağı ile ne zaman kiralanacağı konusunda yetkililerin karar vermesi gerektiğini tavsiye etti.Bunun,mevcut yasaların adaptasyonunu gerekli kılacağını ilave olarak beyan etti.Gerçek bir özel güvenlik gözetim sektörü oluşturmak için özel güvenlik gözetimi organizasyonun sertifikalandırılması gereklidir.Bay Gunter Moor güvenlik dünyasında polis ve özel polis arasında yeni düzenlemeler yapılacağı gibi gelişmelerin yeni fırsatlar sunacağını gördüğünü ,ifade etti.
BÖLÜM 3
Sunulan “iyi uygulama” projelerini özetleri.
3.1.Çek Cumhuriyeti ve Fransa’daki KÖSİ iyi uygulama örnekleri
3.1.a. Çek Cumhuriyeti KÖSİ iyi uygulamaları ,Bay Pavec Kocabec,İçişleri
Bakanlığı ve Bay Stepand Zdenek,Teknik Güvenlik Hizmetleri
Derneği
Sunum Çek Cumhuriyetinde Suç Önleme Merkezi Programındaki devlet ve özel sektör arasında yeni başlatılan “İşbirliği Programı Kavramı” ve “Mahalli Güvenlik programları üzerinde yoğunlaşmıştır.
Merkezi düzeyde Suç Önleme Komitesi Çek Hükümetinin önleme politikasını takip ederek önleme metotlarının gelişimini onaylar.Komite üyeleri İçişleri, Eğitim, Çalışma ve Sosyal İşler, Adalet, Sağlık Hizmetleri, Savunma, Maliye Bakanlıkları temsilcileri,Uyuşturucu Madde Sorunlarıyla mücadele eden
Kuruluşlar arası birim ve diğer organizasyonlardır.Bu komiteye yakın devlet ve özel sektör temsilcileri ile İçişleri Bakanlığı Suç Önleme Fonksiyonları ve Danışma Komitesi mevcuttur.
Mahalli Düzeyde Suç Önleme Komitesi ve Mahalli Güvenlik Programı Arasındaki Farklar.
|
Mahalli Düzeydeki Suç Önleme Komitesi
|
Mahalli Güvenlik Programı
|
|
ü S.O.K belirlenen standartlara göre şehirleri seçer
|
ü M.G.P Her şehirde uygulanabilir
|
|
ü Temel olan devlet otoriteleri,özerk kurumlar,polis ve hükümet dışı organizasyonlar arasındaki işbirliğidir.
|
ü Temel olan halkın kendi kendisi korumak ile devlet ve özel sektör arasındaki işbirliğidir
|
|
ü S.O.K kamu alanlarına odaklanmıştır.
|
ü M.G.P öncelikle özel alanlara yoğunlaşmıştır.
|
|
ü S.O.K şehirler tarafından yürütülür.
|
ü M.G.P vatandaşlar tarafından icra edilir
|
|
ü S.O.K Halkı bilgilendirme mevcut durum ve sosyal projelerin halkı bilgilendirmeyi kapsar
|
ü M.G.P durumsal ve sosyal suç önleme ve kültürel faaliyetleri içerir
|
|
ü S.O.K devlet,şehir ve sponsor bağışları ile gerçekleşir.
|
ü M.G.P devlet destekli değildir,masraflar vatandaş ve sponsorlar tarafından karşılanır.
|
Mahalli Güvenlik Programı bir İçişleri Bakanlığı ve polis inisiyatifidir. O mahalli düzeyde anlamlı tedbirler dizisini içerir.Rapor edilen 350.000 suçtan 250.00 den fazlası mala karşı olanları içerdiği için Program mala karşı işlenen suçları hedef alır.Kendini güvende hissetmek yaşamın temel ihtiyaçlarından biridir.Bunun ağlanması için kişi organizasyonlar ve teknik vasıta ile korunmaya gereksinim duyar.Program bunu sağlar/sunar:
Program kişisel konuttaki (apartman, müstakil ev) çeşitli önleyici faaliyetlerden başlayan ve tüm şehri kaplayan (parklar,meydanlar,oyun anları) tedbirlerle son bulur.
Programın amacı:
üÖzellikle kadın,çocuk ve yaşlı kişilerin kendilerini güvenlikte hissetmeleri ve malın korunmasını artırmak ,
üSigorta şirketlerinde ödenen tazminat miktarını azaltmak,
üVatandaşa somut önleme çözümleri göstermek, böylece bunlar kendi çevresindeki suçları önleyebilirler,
üVatandaşın sade programlar için ilgisini elde etmek,
Mahalli Güvenlik Programı İçişleri Bakanlığı Danışma Komitesi tarafından 27 Eylül 2001 tarihinde durumsal suç önleme projesi olarak tavsiye edilmiştir.Pilot proje 2002 Ocak ayında başlatılmıştır.Pilot projenin değerlendirilmesi 2002 Şubat ayında yapılmıştır.Daha sonraki adım programın tanıtımını diğer mahallerde de uygulanması idi.
Programın çok sayıda kuruluş, değişik düzey ve yoğunlukta katıldı:İçişleri Bakanlığı,Çek Polisi,Teknik Güvenlik Hizmetleri Derneği,Çek Sigortacılar Derneği,Belediye yetkilileri,diğer kuruluşlar ve vatandaşlar.
Programa katılacak mesleki firmalardan aşağıdaki şartlar aranmaktadır:
üMeslek dernekleri standartlarını sağlamak (Statü,Etik kuralları)
üAkkredite kuruluşlara bağlı mesleki öğeleri kullanmak,
üÇek Cumhuriyeti Sigorta Derneğinin uygulama talimat ve normlarına uymak,
üGüvenlik değerlendirmesi, projeksiyon ,toplantı ve alarm hizmetleri ve çalışmalarının kalitesini AGA tarafından akkredite olan bir denetleme kuruluşuna onaylatmak,
3.1. Fransa’da KÖSİ’ler, Bay. Bregeon,İçişleri Bakanlığı ,
Bay Bregeon konuşmasında, Fransa’da KÖSİ’leri Fransız hiyerarşisinin içinde görmek gerektiğini beyan etti.Devlet ve onun taşra hizmetleri, mahalli birimler ve mahalli otoriteler ve çok yakın zamanda bölgeler.Her biri Fransa’daki üç ana idari bölümü ihtiva ederler.Mahalli birimlerin rolü artmaktadır ve bu yerinde yönetim projeleri ile devam edecektir.
Fransa’da Ortaklık/işbirliğinin Kaynağı:
Güvenlik –veya asayiş- temel bir hak olarak Fransız Anayasasında garanti altına alınmıştır ki bu devletin bu hakkı korumak için sorumluluk aldığını ifade eder. Bu açıdan dört kavram önemlidir:
a.Devlet toplumda güvenlik sorununu tek başına çözemez,
b.Özel bir riskin olduğu yerde sorumlu kişiler gerekli tedbirleri almalıdır,
c.Bastırma tek çözüm yolu değildir,önlemeyi geliştirmeye ihtiyaç vardır,
d.Mahalli düzeyde sorunlar tüm katılımcıların ortak desteği ile çözülmelidir.
Suç önlemenin menşei 1980 yıllarında CCPD-Toplumsal Suç Önleme Konseyinin kurulmasına dayanır. Bu konseylerin, belediye başkanının başkanlığında özellikle gençlerin suç işlemesinin önlenmesi, önleyici faaliyetlerin geliştirme yetkisi vardır. Devlet bu konseylerin çalışmalarına mahalli polis birimleri vasıtasıyla katıldı.1995 yılında çıkartılan Güvenlik Programlaması ve Yönlendirilmesi yasası devlet,mahalli idareler ve diğer kamu ve özel sektör tarafların (Güvenlik sorunları ve önleyici tedbirlerle uğraşan ) ortak güvenlik eylemlerinin gerçekleştirilmesini kolaylaştırdı.Bu yasa suç önlemeyi ve özel hayatın yeni konumu konsepti içinde kullanımı kabul edilen video kamera gözetimi gibi yeni güvenlik teknolojisinin kullanımını teşvik etti. 1997 yılında, Mahalli Güvenlik Sözleşmeleri oluşturuldu.Hükümet,mahalli düzeydeki değişik durumlara verilen cevapların uyarlaması ve eylemlerdeki daha tutarlılık ile suçların önlenmesi ve sosyal birlikteliğin muhafazası için suçların önlenmesinde daha geniş bir yaklaşım arzulamaktadır.Tüm katılımcılarla 600 e yakın “Mahalli Sosyal Sözleşme” imzalandı.Bu ortaklar:
üDevlet için: Valiler (ilde Hükümet temsilcisi ve sivil idarenin başı), Adalet ve özellikle Savcılıkların temsilcileri,
üMahalli düzeyde: Belediye Başkanı(il), İl Encümen Başkanları(il), Bölgesel Konsey Başkanları(Bölge),
üÖzel Şahıslar: Kamu Taşımacıları, Emlak Konseyi Temsilcileri,Ticari ve Sanayi Kuruluş Temsilcileri
Ortaklık/İşbirliği İçin 3Şart:
Bay Bregeon etkili bir işbirliği için üç şart belirledi;
a.Etkili işbirliği için dinleme, birbirini tanıma,birbirine saygı gösterme,her tarafın imkan ve sınırlarını kabul etme,faydalı bilgiyi paylaşma,nezaketli davranma,gizliliğe riayete istekli olma,
b.Metotlu çalışma: Birlikte çalışmak için krizi beklememe,düzenli bir araya gelme,toplantı usullerini planlama,bilgi toplamak için tüm taraflarca mutabık kalınan araçları kullanma,
c.Kuvvetlendirmek ve ülkenin tarihiyle uyumlu ve onun idari yapı ve sosyal gerçeklerine göre adapte olma,
Milli, Aracı ve Mahalli Üç İşbirliği Düzeyi
KÖSİ de ilgi (veya zorluk) bu üç düzey arasında iyi bir birbirini etkileme oluşturmaktadır.
a.Politikayı kuvvetlendirmek için yeni yönlendirme ve anlayış ve eylemlerin belirlendiği ve yasaların yapıldığı milli düzey.Etkili bir işbirliği/ortaklık için çoğu zaman yasalar yeterli olmadığı için, yasaya işlerlik kazandırmak üzere Bakanlık, kararname, genelge, sözleşme veya anlaşmalar hazırlar.Örneğin İçişleri Bakanlığı ve Tren Şirketi ve (otobüs,tramvay ve metro) şirketi arasında Devlet ve Federal Emlakçılar Birliği,Devlet ve Fransız Ticaret ve Sanayi Odası,Devlet ve Spor Federasyonları,Devlet ve Posta İdareleri ile yapılan sözleşme/protokoller.Milli düzeydeki işbirliği /ortaklıklar esas olarak mahalli düzeydeki operasyonların gerçekleşmesini kolaylaştırmak amacı ile geliştirilmiştir.
b.Aracı Düzeyde: İşbirliği/ortaklık,Devletin idari sistemindeki temel yapı olan departmanlar tarafından oluştururlar ve Devlet sivil eylemini yöneten “Vali” tarafından başkanlık edilir.Her departmanın işlerinde bir Cumhuriyet Savcısı bulunur.Organize olan departman düzeyinde özel sektör temsil edilebilir.
c.Mahalli otorite düzeyinde,Genel Konsey Başkanı (seçilmiş bir politik lider) “Önleyici Departman Konseyi’ndeki işbirliğini kontrol eder.Temel operasyon düzeyi il,mahalli veya şehir meclisi tarafından oluşturulur.Bölge, mahalli suç önleme ve gelişim politikasına tabi kaldığında gittikçe artan ölçüde işbirliği yapan kuruluşlar etkisinde kalır.(Çocuk,tehlikeli çocuklar,eğitim,öğretim,ulaşım ve önemli değişiklikler) .
Mahalli (Yerel ) İşbirliği,Mahalli Güvenlik ve Suç Önleme Konseyinde organize edilir.
3.1.Fransa’da KÖSİ uygulamaları, Bay Eric Lenoir,Şehircilik İşleri Bakanlığı
Bay Lenior KÖSİ’den örnekler vererek mevcut yerel işbirliği durumundan söz etti.Fransa’daki KÖSİ organizasyonu hakkında bilgilendirmede bulunurken Bay Bregeon’un sunumundan yararlandı.
Bay Lenoir, yeni yasaların, yerel suç önleme ve güvenlik faaliyetlerini kolaylaştırdığını ve değişik önleme ve güvenlik kuruluş/birimleri arasında daha iyi koordine yapılmasına imkan verdiğini belirtti.Yeni yerel güvenlik ve suçları önleme konseyleri kuruldu.Bunların görevi kamu ve özel sektör beklenti ve ihtiyaçlarını analiz ve koordine etme ve yerel önleyici inisiyatifleri oluşturma,mağdurlara yardım,yasal usullere alternatif tedbirler ve sınıkların hapishaneye konması ve yeniden adaptasyonu.
Onlar, Yerel Güvenlik Sözleşmelilerinden sorumludur.Bu sistem 1997 tarihinden beri mevcuttur ve güvenliğe katkıda bulunan konseyin ana ortağı ile uzun vadeli bir sözleşme yapmıştır.Yerel Güvenlik Sözleşmesi Konseyde kararlaştırılan görevlerin tüm eylem planlarını içerir. Kamu eğitim birimi, mahalli devlet idaresi birimleri,departemantal ve bölgesel konseyler ve özel sektör aktörleri güvenlik analizleri yapabilir,sözleşmeler imzalayabilir ve bunların gerektirdiği eylemleri icra edebilirler.600 MGS imzalanmıştır,bunun %35 i çok sayıdaki mahalli yönetimi içerir.247 vilayette devlet,mahalli yetkililer ve onların kamu ve özel sektör partnerlerinin imzaladığı “Şehir sözleşmeleri “ mevcuttur.Eylem programlarının ana maddesi. Sosyal ihraç, kamu taşımacılığı, sağlık programları,barınma ,ekonomik gelişme ve suç önlemedir.
MGS’nin oluşturulmasından beri yeni özel sektör partnerleri katılmışlardır: Güvenlik sorunları için profesyonel temsilcileri olan Sosyal barındırma hizmeti, kamu ulaşım endüstrisi, ve ekonomik sektörü.
Örnekler:
ØKamu Ulaşım Endüstrisi: Kamu ulaşım ağı, personeli, kullanıcıları (müşterileri),şiddet,vandalizm ve sahtecilik ile karşılaşmaktadır. Ulaşım endüstrisi mahalli konsey ve devlet temsilcileri arasındaki işbirliği oldukça eskilere dayanır ve şimdi MGS bünyesinde yer almaktadır.Kamu ulaşım kurumları ile imzalanan anlaşmalar mahalli düzeyde uygulanmaya konmuştur.Sözleşme,özellikle,sosyal uzlaşma için eleman alımını içerir. Mahalli düzeydeki anılan sözleşme faaliyetleri: Kamu ulaşımında okullar,belediyeler ve sosyal uzlaştırma biriminin işbirliği ile ortamı iyileştirmek, CCTV yardımı ile güvenli bir çevre geliştirmek,yırtma-kazıma-çizmeye karşı koruma vb. dir. Aktif polis-adli birim müdahalesi, mağdura yardım,ceza ve gerektiğinde ceza uzlaşması ve kriminal prosedür faaliyetleri de mevcuttur.
ØSosyal Barındırma Hizmeti: 1995 yılından beri sosyal barındırma hizmetinin, kendi hizmetleri alanında güvenliğin sağlanması ile ilgili tedbirleri alması beklenir.Onların yerel işbirliğindeki müdahalesi problemin analizine, mahalli konseye katılma , özel alana girişle ilgili polisle işbirliği, komşu ihtilaflarında uzlaştırma hizmetlerini geliştirme ,hizmetlilerinin eğitimi, şehir alt yapı çalışmalarında güvenlikle ilgili teknik yatırımlara katkıyı gerektirir.
ØTicaret Sektöründeki Faaliyetler:Ticaret sektörü hırsızlık,elemanlarına karşı yapılan şiddet eylemi ve Vandalizm’e maruz kalmaktadır.Özellikle küçük esnaf sıkıntı çeker.Bununla beraber, daha iyi bir güvenlik için devlet ve Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu ile problemlerin analizi ve mahalli ticaret odlarının katılımını teşvik için milli bir protokol yapılmıştır . Ticaret ve Sanayi Odaları MGS’lerinin %12 sine katılmışlardır.Ana faaliyetler: Şiddet olayları ile karşılaşılması halinde uygulanacak davranış eğitimi, güvenlik rehberi yayınlanması, mağdur elemana psikolojik ve adli yardım,mahalli önleme komisyonuna katılım, polis ile işbirliği,gençler tarafından hazırlanan projelere sponsorluk.
Onlar ,ekonomiyi canlandırmak üzere bir fondan maddi destek isteyebilirler.
ØSpor Sektörü İle İşbirliği: 2001 yılında sporda şiddeti önleme ve mücadele için bir andaç rehber yayınlanmıştır.Bu rehber,ilgili yerel taraflara özellikle Paris’in banliyösünde spor faaliyetlerindeki şiddetten etkilenen spor klüplerine yardımcı olmuştur.
ØSağlık Meslek Dernekleri: Şehrin bazı kesimlerinde doktorlar,hemşireler,eczacılar da şiddet ve Vandalizm eylemlerine muhatap olmaktadır. Bu nedenle,yetkililere mahalli güvenlik sorunlarını iletmek ve polis güçleri ve yerel makamlarla işbirliği yapmak üzere mahalli dernekler kurulmuştur.”Fransız Doktorlar Derneği” ve “Fransız Eczacılar Derneği” doktorlar ve eczacıların maruz kaldığı sorunlar için bir milli izleme sistemi oluşturmuştur.Onların amacı mahalli ve devlet yetkilileri ile işbirliği yapmaktır.
ØSosyal Uzlaşma Hizmetleri: Sosyal uzlaşma hizmetlerinin amacı günlük yaşamda karşılaşılan küçük anlaşmazlıkla ilgilenmektir.Bunlar,suç işleneceği korkusunu azaltmada katkıda bulunmaktır.7000 mahalli uzlaşma elemanı mevcuttur ve 2000 den fazla yetişkin insan kamu alanındaki insan mevcudiyetini kuvvetlendirirler.Önemli miktarda mahalli sosyal uzlaştırıcı ve yetişkin uzlaştırıcı özel sektörde görev alır:Örneğin komünler arası nakliye şirketleri ve sosyal barındırma birimleri.
3.2 İsveç’te Mahalli Önleyici Birimi ve Hollanda’da Bölgesel Suç
Kontrol Platformu:Kuruluştaki farklılıklar ve sonuçları
3.2.a. Bay Eric Grevholm,Adalet Bakanlığı-İsveç,
Çalışma grubu İsveç ve Hollanda’da organize edilen KÖSİ’lerin deneyimlerini karşılaştırdı.Bay Grevholm İsveç,Bay De Vor Hollanda’daki deneyimleri aktardılar.
1996 yılında İsveç Hükümeti bir Milli Suç Önleme Programı (MSÖP) başlattı.Bu,birçok belediyede gönüllü üst düzey bir mahalli işbirliğinin oluşmasına neden oldu.MSÖP hedeflerde,örgütlenmede ve yerel performansta bir farklılık gösterir.MSÖP ‘in temel aktörleri genellikle mahalli yetkililer ve polistir.Genellikle ,iş dünyasının MSÖP’de daha aktif katılmasına ihtiyaç vardır.2002 yılında iş dünyasının inisiyatifi ile altı aylık bir milli proje platformu oluşturuldu.Bunun hedefi yerel özel sektör MSÖP ve diğer ilgili taraflar arasında işbirliğini desteklemek idi. Proje iş merkezindeki küçük hırsızlıklar üzerinde yoğunlaştı.Projenin yönetim ve uygulanması Adalet Bakanlığının sorumluluğunda idi.Projenin planlanması ve uygulanması Adalet Bakanlığı,hükümet birimleri,iş dünyası şemsiyesi altındaki organizasyonlar,ticaret odası temsilcilerinin katıldığı bir grup çalışmasında tartışıldı.Proje üç öğeyi içerir: Birincisi,4 bölgesel konferans ve irtibat faaliyetleri,ikincisi :Internet’te bir haberleşme ve bilgilendirme taslak sitesi oluşturma,Üçüncüsü: Hükümet ve iş dünyasının işbirliği için uzun vadeli bir strateji oluşturulması.
Projenin uzun vadedeki neticesini tahmin etmek için henüz erkendir.Bununla beraber bölgesel konferanslar katılanlar tarafından çok olumlu bulundu.Diğer bir kazanım da iş dünyası hükümetle beraber ileride suç önlemesi için işbirliği yapmaya motive edilmiş oldu.
3.2.b.Bay Vor, Milli Suç Kontrol Platformu-MSKP-Hollanda
Bay Vor Hollanda’daki “Suç Kontrolü İçin Milli Platformunu” açıklamaya devam etti.MSKP 1992 yılında 4 hedefin gerçekleştirilmesi için kuruldu: 1.Sorunu incelemek ve analiz etmek, 2.Güvenlik fonksiyonu/işlevini genişletmek, 3.Etkili suç kontrolü-önleme ve ilgili mevzuatı geliştirme, 4.Suç kontrolü verim ve etkinliğini teşvik etmek.
Merkezi hükümet ve iş dünyası şemsiyesi altındaki organizasyonlar MSKP’da çok üst düzeyde birlikte çalışırlar.Adalet Bakanı MSKP’nin başkanıdır.MSKP geçen 5 yıl içinde çeşitli projeler gerçekleştirmiştir.Bu projelerden biri olan “Güvenli İşletme Kalite Marka”sı bir çeşit KÖSİ’ni oluşturur. Proje endüstri kurumları ve alış veriş merkezlerinde bir güvenlik programı oluşturulması amacıyla yerel makamlar,işverenler,polis ve itfaiye ile sıkı bir işbirliğini gerektirir.Uygulama zaman zaman finans yokluğu,güven eksikliği değişik ortakların kültür farklılığı ve iş hacmi nedeniyle engellenir,bu nedenle bir ticaret unvanı almak gerekir. Bununla beraber,bir başarı elde edilmiştir. 2002’de sertifikalandırılan 5 kuruluş vardır,2005’te 40 civarında olacaktır.MSKP gibi Mahalli Suç Kontrol Platformları da vardır.Bu platformlar,Kalite Markasının tanıtımı amaçlı destek sağlayabilir.Hollanda’da KÖSİ ve Kalite Markasının organize olması tarzındaki ana problem yukarıdan aşağıya bir yapılanma oluşturulmasıdır.Bu desteğin düzenlenmesini zorlaştırmaktadır.Bununla beraber,örgütlenme şekli sağlamdır: Ne zaman bir Mahalli Suç Kontrol Platformu oluşturulsa hemen doğru ortağı bulmaktadır.Hollanda, her polis bölgesinde (25 Bölge mevcuttur). Bir MSKP oluşturulması hedeflenmektedir.Bir MSKP oluşturulmasında karşılaşılan sorunlar bir KÖSİ oluşturmakla aynıdır;doğru ortağı bulmak,doğru örgütlenme şeklini bulmak , beklentiler,görevler ve sorumluluklarda mutabık kalmak.
3.3.Sahtekarlık ve Hollanda’da Yasayı Güçlendirme Çalışmaları
3.3.a KÖSİ Vasıtasıyla Sahtekarlığı Önleme
Bay Lex Westerman, Sigortacılar Birliği,Hollanda
Bay Lex Westerman, Hollanda’da suç kontrolü ile ilgili olarak KÖSİ çalışmalarını açıkladı.Hollanda’da Milli Suç Kontrol Platformu 1995 yılından beri mevcuttur.Buna Adalet Bakanlığı başkanlık eder ve tüm ilgili kamu ve özel sektör tarafları temsil edilir.Platform kamu-özel sektör inisiyatifini teşvik eder. Bu işbirliklerinden biri suçla ilgili.( Bir yandan özel taraflar arasında örneğin sigortacılar ve bankalar ve diğer taraftan onların müşterileri arasında olandır.) olarak Cumhuriyet Savcılığı Bürosu ile sigortacılar arasında olan yatay işbirliğidir. Bu işbirliği,sigortacılar ve bankacıları Adalet Bakanlığınca tavsiye edilen C.Savcılığındaki Finanssal Araştırma Komitesine katılmalarına yol açtı.Sigortacılar ve bankacılar bir “Sahtecilik Protokolü” imzaladılar ve pek çok sigortacı bir sahtecilik koordinatörü atadı.Bu,kayıt olarak disiplini ve sahteciliği rapor etmeyi artırdı.Sigortacılar ve Bankacılar Birliği C.Savcılığı Sahtecilik Bürosu ile iletişim kurmak üzere kendi sahtecilik birimlerini oluşturdular.Geçen yıl sistem 30 milyon Euro’ luk sigorta sahteciliğinin önlenmesine imkan verdi.
Başarının mümkün olmasına iki gelişme neden oldu:
1.Hollanda Ceza yasasında değişiklik oldu.Sigorta şirketlerinin finanssal ödeme yapmalarına neden olan zararla ilgili yanlış bilgi verilmesi şimdi yasa ile cezalandırıldı.
2.C.Savcılığı sigortacılara gizlilik yasası çerçevesinde suç kayıtlarından yararlanma izni verdi.Bu durumda soruşturmalarda her tarafa polis kayıtlarından yararlanma imkanı sağlandı.
Bu, sigorta sahtekarlığının kovuşturulacağı ve gerçekte kovuşturulduğu ve bunun sonucu olarak da sahtekarlık sayısında bir azalmaya neden olduğu demekti.
Bay Westeman’a göre bu şekildeki bir işbirliği etkili bir işbirliği türünün ön şartıdır.Birlikte çalışabilmek, her bir tarafın bakış açısına diğer taraftan müdahaleye istekli olmak ve böylece her tarafta sıkı bir mutabakatla takibi demektir.
3.3.b.Mali Araştırma Projesi, Bay Fred Speijer, C.Savcılığı Bürosu,
Hollanda
Bay Speijer çalışma grubuna Hollanda’daki Finanssal Araştırma Projesi hakkında daha fazla bilgi vererek,devam etti.Proje bir KÖSİ gözleme komitesi liderliğinde sürdürüldü ve onun amacı finanssal araştırmanın geliştirilmesidir.Bu amaçla, bir milli koordinasyon merkezi ve bölgeler arası sahtecilik timi kuruldu ve bankalar birliği ve sigortacılar birliği ile özel sektörde önleme amaçlı bir mutabakat metni imzalandı.Proje organizasyon,haberleşme ve işbirliği,bilgi yönetimi,eğitim,finanssal metot araştırması,mevzuat ve önleme dairdi.
Katılımcılar aşağıdaki hususlarda mutabık kaldılar.
1.Finanssal dünyanın dürüstlüğü,özelikle finanssal kurumların sorumluluğundadır,ancak,hükümete de sınırlı da olsa bir rol düşmektedir.
Dürüstlük etkili bir KÖSİ’ne bağlıdır.
Bazı ülkelerde gizlilik yasasının yorumlanması (KÖSİ) suç kontrolü önünde bir engeldir.Bu arzulanan bir durum değildir ve Avrupa düzeyinde en çok ilgilenilmesi gereken bir nokta olmalıdır.
3.4.Almanya’da KÖSİ, Özel Güvenlik Endüstrisinin Rolü,
Bay H.Olchok,Almanya Özel Güvenlik Endüstrisi Birliği
Almanya’da özel güvenlik gittikçe artan bir ölçüde polis çalışmalarına ek olarak kullanılmaktadır.Özel güvenlik ana olarak bir önleyici araçtır.İşbirliği, polisin kamu alanında kesin sorumlu olması şekliyle gerçekleşir,özel güvenlik ilave bir tedbirdir ve birlikte çalışmada yarar vardır.
1998 yılında Hükümet,özel organizasyonların yer aldığı,Alman Suç Önleme Forum’u kuruldu.Üyeler,Federal Hükümet,federal devletlerin çoğunluğu ve çok sayıda şirket ve derneği içerir. Forum,hükümet tarafından ve asgari 20.000 Euro ödeyen özel ortak tarafından finanse edildi.Federal devletlerde de Platform oluşturulmuştur.
Alman Özel Güvenlik Endüstrisi Derneği ve diğer çeşitli güvenlik organizasyonları çeşitli federal devletlerde Platforma üye olarak katılmışlardır. Onlara sade suç önleme görevlerinden ayrı olarak çeşitli görevler verilmiştir.(Örneğin:Havaalanı güvenliği, mahkum nakli, balık kotasını izleme, Euro’nun dağıtımı/tanıtımı)
Görevlerin içeriği her federal devletteki özel yasalara bağlıdır ve uygulanmasında her zaman polis denetiminde yapılır.
Özel güvenlik görevlileri “gözler,tespit eder ve rapor eder.” Faaliyet gösterilen alan önceden polise bildirilir ve özel güvenlik örgütlerinin polisle irtibat kurmak üzere “bir irtibat noktası belirlenir”. Özel güvenlik öngörülen kaliteyi ve eğitimi sağlamak zorundadır.Ayrıca polis ve özel güvenlik arasında bir anlaşma/protokol olması da gerekir.
KÖSİ açıkça bir anlaşmanın yapılmış olması, devletin KÖSİ’den sorumlu olması ve yaklaşımın belli bir ölçüde esnekliğe izin vermesi halinde işleyecektir.Dr.Olschok polis ve özel güvenlik sektörü arasındaki işbirliğini destekler.
Müzakereler:
1.Müzakereler esnasında çeşitli Avrupa ülkelerinde, KÖSİ’nin değişik anlamda ele alındığı net olarak anlaşılmıştır.Almanya’da güvenlik sektörü işbirliğinin bir tarafı; Hollanda’da ve İngiltere’de, sektör, hizmet için bir kazanç sağlayan ve dolayısıyla bir taraf olarak değerlendirilmeyen bir taşeron olarak kabul edilmiştir. Dr.Olschak’ ın düşüncesi ,güvenlik çalışanlarının uzmanı varsa ve öncelikle kamu sektörü alanında risk alıyorsa onlar işbirliği/ortaklık içinde taraf olarak yer almalıdır.Acil durumda kimin sorumluluklar aldığı açık değildir.Yasalarda bu tür durumları belirleyecek değişiklikler yapılmalıdır.
2.Çalışma grubu polis ve özel güvenlik arasındaki işbirliğinin yararlı olduğu konusunda mutabık kalmıştır ve bu devam ettirilmelidir.Sınır aşan suçlarla ilgili olarak çalışma grubu,ortak bir yaklaşımın uyarlanması gerektiğini değerlendirmektedir.Uluslararası uygulamaların sorun olduğu görülmektedir.Her şeyden önce,güvenlik kalite kriterlerin tüm Avrupa Birliği ülkelerinde aynı düzeye getirilmesine ihtiyaç vardır.Avrupa Birliği ülkelerinin bu konuyu istenilen düzeye ulaştırmaya hazır olup-olmadığı şüphelidir. Bununla beraber,çalışma grupları bu konunun Avrupa’da örneği EUCPN’de tartışılabileceği sonucuna varmıştır.
3.5 Hollanda’da Şehir Merkezleri ve Gidilecek Yerlerle İlgili KÖSi,
Bay.Cor van Koert, Eindoven Şehri
“Dışarıya Güvenli Çıkış” mahalli düzeyde sürdürülen ,geceleyin dışarıya güvenli çıkışı hedefleyen bir projedir. Bir projenin başarılı olması için şu şartların yerine getirilmesi gerekir: Temelden yukarıya doğru yaklaşım,iyi organizasyon,proje hakkında ve katılan taraflar arasında açık iletişim ve iyi yönetim.
Dışarıya güvenli çıkış;belediye yetkilileri ,polis, pub işleticileri ve klüp sektörü ile C.Savcılığı Bürosu arsındaki bir işbirliğidir.
İşbirliği aşağıdaki şartlar çerçevesinde yürütülür: Belediye yetkilileri güvenlik politikasından sorumludur.Görevlerinden biri pub ve klüplerin ilgili politikayı ve onların kapanma saatlerini belirlemektir.Bunu yaparken,kapanış saatinden sonra caddelerde dolaşan kişi sayısını dikkate almalıdır.
Polisin görevlerinden biri yasayı ihlal edenleri yakalama ve denetim yapmaktır.Denetimin nasıl yapılacağı polis ve katılan taraflarca yapılacak ve mutabakat çerçevesinde gerçekleşecektir.Ana kriteri polisin kolayca erişilebilir ve yaklaşılabilir olmasıdır. “Görmek ve görülmek” önemli bir polis görevidir.Pub ve klüp sahipleri iş yerlerinin içi ve çevresinin güvenli olmasını sağlamalıdır. Alkol kullanımı ve uyuşturucu madde ve silah bulundurulması konularının ciddi şekilde ele almak ve iş yerlerinde güvenlik politikası uygulamakla yükümlüdür.Ayrıca iş yeri çevresindeki alanı temiz tutmakla da sorumludurlar. Suç olayı ve suç davranışı her zaman polise bildirilmelidir.Cumhuriyet Savcılığı Bürosunun sorumluluğu sanıkların süratle cezalandırılmasını sağlamaktır.Bu “güvenli çıkış projesi” için yapılan anlaşma paketinin kredisi ve etkinliğini artırır.Kısasa kısas politikası neye izin verilip,neye izin verilmeyeceğini tam olarak açıkça belirtmesi için iyi bir politikadır.Bu pub,klüp müşterileri ve personeli için eşit olarak uygulanır.Cumhuriyet Savcılığı Bürosu uygulanacak politika ve eylem konusunda vakitli ve doğru olarak bilgilendirilmelidir,böylece tüm taraflar neyin mümkün olacağından doğru olarak bilgi sahibi olurlar.
3.6 İngiltere’de Güvenli İş Ortamı/Alanı, Bay Michael Schuck ,İngiltere
Perakende Satış Konsorsiyumu
Konsorsiyum mağazadan yapılan hırsızlık suçlarını önlenmesi amacıyla İngiltere’de bir “Güvenli Alışveriş Ödülü” oluşturmuştur. Marks and Spencer 1990 ortalarından itibaren mağaza hırsızlarının davranışları ile ilgili bir araştırma başlatmıştır.Pek çok hırsızın bölgesel ve ülke düzeyinde dolaşarak hırsızlık ve satış fişi üzerinden sahtekarlık suçları işlediği ve pek çok mağazadan hırsızlık yaptıkları ortaya çıkmıştır.M&S şehir merkezlerinde diğer perakende satıcılar ile tanınan/bilinen hırsızlar hakkında bilgi değişimi için mahalli düzeyde işbirliği gerçekleştirmiştir.Bu deneyimin perakende hırsızlık olayları ile daha etkili mücadele yürütmede yardımı olmuştur.İşbirliği çalışmalarında inatçı hırsızların bir veya tüm mağazalardan uzak tutma,men ve ihraç ile ilgili afişler çıkartılmıştır.Hırsızlar otobüs ve tramvaylardan da indirilebilir.Bu şahıslar ile ilgili bilgiler,fotoğraflar da dahil tüm üyelere dağıtılmıştır.Proje,suçluların kendini gizleyebilmelerini ortadan kaldırmıştır ki bu çok etkili olmuştur.CCTV-Kameralar ve telsiz yardımı ile potansiyel hırsızlar tespiti,tanınması,daha iyi gözlenmesi ve daha etkili mücadele edilmesi ve yakalanmaları veya işlemek niyetinde oldukları suçların önlenmesi mümkün olmuştur.
CCTV’ler ve haberleşme ağı kayıtları çok sayıda bilgi ile dolu olduğundan,bilgi yönetimi profesyonel hale getirilmiştir.Derlenen bilgiler potansiyel suçluların tanınması ve perakendecilerin dikkatini çekme ve uyarılmalarında kullanılmıştır. Avrupa Birliği bilgi koruma direktifi uygulaması ile ,bilgilerin poliste,perakendeciler ve halk tarafından gizliliğe riayet için yasaya kesinlikle uyulması zorunlu olmuştur.Böylece Milli Protokoller geliştirilmiş ve CD-ROM’lar da hazırlanmıştır.Ayrıca,”Suç ve Düzensizlik Yasası” polis ve mahalli birimlerin suç önlemede işbirliğini geliştirmek için yasal zorunluluk getirmiştir. Bu şekilde perakende sektörünün şehir merkezi yöneticileri ile birlikte çalışmaya başlanmıştır. Ülke genelinde hep birlikte 250’ye yakın perakende suç önleme işbirliği mekanizması oluşturulmuştur.Bunların üyeleri arasında perakende satıcılar,oto parkları,klüpler,eğlence endüstrisi,kamu taşımacılığı,oteller ve diğerleri bulunmaktadır.Bunların çoğu,şimdi, suç ile ilgili bilgileri toplamak için suç yönetmeni istihdam etmektedir.Bilgi/istihbarat etkili bir işbirliğinin can damarıdır.Bu işbirliğinden geri çekilme izole çalışma demektir.İletişim/haberleşmeye ihtiyaç vardır ve bu organize edilir: Fotoğraf ve bilgilerin arşivlendiği kapsamlı bir bilgi bankası geliştirilmiştir,bunun suç analizi kapasitesi ve ana performans gösterme kapasitesi vardır.Milli standartta işlem yapar.Şu anda müstakil olarak işlem yapan 40 dan fazla işbirliği bilgi bankası mevcuttur (Internet temelli değil) ve daha fazlası 2002 yılında gerçekleşecektir.Bir işbirliği tatmin edici bir yönetim ve ileri standarda ulaştığı zaman “güvenli alışveriş ödülü” ile akkredite edilir.
Sonuçlar etkileyicidir:Perakendeciler kayıpların önemli ölçüde azaldığı,bunun neticesi olarak da hırsızlar ve tüm belirtileri ile irtibatın da azaldığını bildirdiler.Polis azalan suçlar ve bilgilerin daha iyi paylaşımından yararlandı.İş dünyası suç önlemede daha aktif olduğundan polis kaynakları daha çok ciddi suçlar üzerinde yoğunlaşabilir.Ciddi mağaza hırsızlarını hedef alınmakla , sınırlı kayıp önleme ve polis kaynakları daha etkili olunacak yerlerde kullanılabilir.Şehir ve kamu,suçlar ve suç işlenmesi korkusunun azalmasından yararlandılar.Şehirler şimdi perakendecilik,eğlence,boş zaman geçirme,şehir yaşamı ve şehrin yenilenmesi için yatırım yapmayı planlıyorlar.
Mağazadan hırsızlık polis için bir hedef suç olmadığı için etkilerinin ölçüsünü yapmak genelde zordur.Polisten bilgi elde edildiği yerlerde,işaretler genelde pozitiftir.Örneğin,Birmingham’da mağaza hırsızlığı suçu üç yılda %47 azalmıştır.
Müzakereler:
Katılımcılar projenin gizlilik yönünü bilmek istediler.Karışan şahıslar için sonuçlar somut/önemli idi.Bay Schuck tarafların Merkezi Avrupa ve İngiltere gizlilik yasalarına uygun olarak Özel Gizlilik Protokol kuralları izlediklerini belirtti.Bununla beraber,bazı ülkelerde özellikle Finlandiya’da mevzuat İngiltere’de olduğundan daha katı yorumlanmaktaydı.
Katılımcılar bu projenin diğer suç türleri üzerindeki etkilerini ve bu suçların ortadan kaldırılmaları ihtimallerini sordular.Bay Schuck’un görüşüne göre, proje suç işleme ihtimalini ortadan kaldırmaktadır.Merkezi hükümetin müdahalesine gelince İçişleri Bakanlığının önemli bir rol oynayacağı gözlemlendi,ancak,iş dünyasının faaliyetlerini desteklemedi.Tanınmanın ihmal edilmesi,perakende sektörü için zor olmaktadır.Çalışma grubu ,güvenli bir toplum için iş dünyasının birlikte çalışması gerekli ve iş dünyası suçlar için özel bir hükümet politikası oluşturulmasına ihtiyaç olduğu,sonucuna vardı.
3.7.Finlandiya’da Mağazalarda Güvenlik Kontrolü,Bay Harri
Koskenranta, Laune Politeknik
Bay Harri Koskenranta Finlandiya “Kauris” projesi ve Finlandiya “Güvenlik Kontrolü ve Etiketleme” projesini sundu. Her iki projenin de amacı Finlandiya’da mağazalardaki güvenlik ve iş yeri emniyetini yükseltmekti.Projelerin ana hedefi şiddeti önlemek ,mağazadan yapılan hırsızlık ve hırsızlığı önlemektir.Belirtilen yaklaşım gereklidir zira 1995-2000 yılları arasında mağazada yapılan hırsızlık %31 oranında artış göstermiş ve 1980-1995 tarihleri arasında mağazada şiddete maruz kalma oranı bir misli artmıştır. Bu risk halen artma eğilimindedir.Bundan başka,Finlandiya’da mağazalarda her gün hırsızlık olmaktadır.
“Kauris” projesi 1997-2000 yılları arasında gerçekleştirildi.Bu,Finlandiya Yerleşme ve Sağlık Enstitüsü tarafından gerçekleştirildi.Proje,Finlandiya Sanayi ve Ticaret Odası güvenlik komitesi tarafından denetlendi.Kauris modeli iş yerlerinde yapılan şiddet riskini tespit ve yönetimine yardım eder.Projenin materyal paketi risk değerlendirilmesi önleyici tedbirlerle ilgili bilgiyi ihtiva eder.Projenin temel ilkesi katılım temelinde bir yaklaşımdır.Kauris modelinin esasları: Bir model uygulamak için bir ekip oluşturmak ve gerçekleştirmek, ekibin özel durumundan başlamak,anket ve bu amaçla bir kontrol listesi oluşturmak, risk değerlendirmesi yapmak.Genellikle Kauris modeli bir politika risk analizi,organizasyon tedbirleri,teknik tedbirler,prosedür ve eğitimi de içeren,olayların rapor edilmesi,olay sonrası destek ve sistemi gözden geçirme ve yenilemeyi içerir.
Projenin hedefi perakende satıcıların temel güvenlik standartlarını belirlemek ve mağazaları güvenlik ve iş yeri emniyetini belirlenen standart düzeyinde uygulanması için motive etmek.
500 soruyu içeren bir kontrol listesinden başlanan kontrol listesi geniş ölçüde güvenlikle ilgili alanda 32’ye düşürülmüştür. Bunlar şu güvenlik alanlarıdır:
ØGiriş ve Sorumlu Kişi,
ØYangın ve Kurtarma,
ØTesis Güvenliği,
ØKasaya Ödeme Sistemi ve Soygun,
ØHırsızlık ve Sahtekarlık,
ØBilgi Güvenliği,
Proje grubu,projeyi ülke düzeyinde uygulamaya karar verdi.Bu proje,Finlandiya’da milli suç önleme projesinin bir parçasıdır.
Şu anda 130 denetçi kontrol ve etiketleme için gönüllü çalışmaktadır.Denetçiler yaptıkları her denetimden sonra bir rapor düzenlerler.Mağazalar son iki yıldır kontrol edilmiş ve güvenli bulunanlar bir güvenlik etiketi ile onaylanmıştır.Bir bilgilendirme el kitabı hazırlanmış ve yukarıda ismi verilen güvenlik komisyonuna periyodik raporlar verilmiştir.
Projenin sonuçları şu şekildedir: Şu ana kadar 740 mağaza incelenmiştir;ayrıca,2 yıl içinde Finlandiya’daki tüm mağazalar incelenecektir.Proje mağazaları, “güvenlik ve iş yeri emniyetini” geliştirmeleri için de harekete geçirmiştir.
Projenin hedefi iki yıl içinde 2000 mağazanın incelenmesidir.
3.8.Suç durdurucular (Meld Misdaad Anoniem) ,Bay Henk Munting-
Hollanda Polis Şefi-Bay Guus Wesseinki,Hollanda MSOP
Suç durdurucu veya Hollanda’ca tabiri ile Suçu Anonim Olarak İhbar et/bildir.) , projesi sade vatandaş veya iş dünyasındaki kişilerin suçu anonim olarak(ismi saklı tutularak) ihbar etmeye teşvik edilmesidir.Bu yaklaşımın arkasındaki neden,vatandaşları suç hakkında yeterli miktarda bilgiye sahip olması yönünde çeşitli nedenlerle hazır olmadığı ya da cesaret etmediği için onu bildirmemesidir.Suç bildiriciler Anglo-Saxon ülkelerde geliştirilmiştir.Hazırlıklar 1999 yılında Hollanda’da başlamıştır ve proje 2002 yılında başlatılmıştır.Bu, polis ve vatandaşların birlikte çalıştığı bir KÖSİ’dir. Proje hükümet,bankalar ve sigortacılar tarafından 1 milyon Euro ile finanse edilmiş ve yürütülmektedir.
Hollanda’da proje için ön şartlar.
ØAnonimlik garanti edilmiştir.Arayan ve personelle ilgili bilgi polise verilmez,
ØTelefonlara eğitilmiş kişiler cevap verir (Polis değil)
ØTelefon aramaları yazıya dökülür ve raporlar polis ve sigortacılara iletildikten sonra imha edilir.
ØTelefon aramaları ücretsizdir ve arayana ödül verilmez,
Ø28 seçilmiş ve eğitilmiş personelden 2-3 kişi telefonlara haftanın 7 günü saat 10.00 dan 22.00 e kadar bakar,
Bu proje mevcut yasalar çerçevesinde yürütülür.Gizlilik kuralları ile ilgili yasalar anonim olarak arayanlar tarafından iletilen bilgilerin transferine izin vermektedir.Hollanda Kriminal Yasası anonim bilgilere dayanılarak polis tahkikatları yapılmasına izin vermektedir.
Bu projenin başarısı temel olarak anonimliğin garantisi,merkezi koordinasyon,merkezi telefon numarası ve bunu tanıtımın yoğunluğu ve özellikle bölgesel ve milli basında ücretsiz reklamının yapılması sayesinde sağlanmıştır.5 yıllık proje başlatılmıştır,ancak,belirlenen telefon numaraları ülke düzeyinde aranacak nitelikte olduğundan ülkenin herhangi bir bölgesinden biri bir suçu bildirmek için arayabilir.Üç aylık uygulama süresi sonunda 14.000 rapor (900 adedi sahte çağrı) 20 kişinin yakalanması,bir cinayetin önlenmesi ve çok sayıda sigorta sahtekarlığının önlenmesine neden oldu.
Müzakereler:
Tartışmalar esnasında şu an için 15 yıl önce İngiltere’de başlayan suç durdurucular projesinin Avrupa’da 6 ülkede yürürlükte olduğu not edilmiştir: İngiltere (tümünde),İrlanda(Dublin), Macaristan (Yeni başladı),Slovenya (Yeni başladı), Hollanda (pilot uygulama),Polonya (4 bölge) .Ortaklar/partnerler değişiyor: Bazen Ticaret ve Sanayi odaları da katılıyor.Anonimlik garantisi her zaman Hollanda’da olduğu kadar katı uygulanmıyor.Bazı ülkelerde başarılı olan operasyonlarda ödül veriliyor.Her ülkede bölgesel yaklaşım önem arz ediyor.İşbirliği her zaman ve her yerde önemlidir: İngiltere’de Bölgesel Suç Durdurucular Birimi mevcuttur.Hollanda projesi yakın mahalli/bölgesel işbirliğini hedefler.Bu projenin ilgi görmesi ve uluslar arası düzeyde büyümesi için Avrupa düzeyindeki uygulamasının dikkate ele alınması değerlendirilmektedir.
3.9 KÖSİ Uygulaması ve Sonuçları Üzerinde Rapor, Bay Rien Van
Esten,Eindoven,Hollanda
Bay van Easten konuşmasının başlangıcında 2000 yılında Hollanda’nın doğusundaki korkunç patlama ve yangın ve birkaç ay sonra ülkenin batısında bir kahvede çıkan kısa süren ancak yıkıcı olan yangından söz etti.İki felaket,halkın ve binaların güvenliği için ilave tedbirleri gerekli kılıyor.
Eindoven kamu ve özel sektör tarafları güvenliği sağlamanın karmaşık bir görev olduğunun bilincindedir ve bu nedenle bunun milli ve mahalli hükümetlerce tek başına sağlanması mümkün değildir. Tüm ilgili taraflar katılmalı ve her biri sorumluluğu üstlenmelidir.
Eindoven yedi proje oluşturmuştur: Bunarlın bir kısmı aşağıda sayılmıştır.
1. Şehir merkezindeki ikinci büyük alışveriş merkezinin yeniden geliştirilmesi ve genişletilmesi.Bu en yoğun bir inisiyatiftir ve Eindoven şehrinde güvenlik konusunda KÖSİ’ni geliştirir.2000 yılı sonunda tüm kamu ve özel sektör katılımcıları bir basın konferansı eşliğinde yararlı,çekici ve güvenli,yenileştirilmiş ve genişletilmiş bir alışveriş merkezi oluşturmak için resmi mutabakat metni imzalanmıştır. Özel bir kamu-özel sektör timi muhtemel güvenlik sorunlarını analiz etti ve projenin çeşitli yönleri ile ilgili bir öneriler listesi hazırladı.Önerilere gerekli şekilde uyulup uyulmadığı ön ve son dizaynlarda test edildi.Güvenlik önerileri plana/dizayna eklendi.İnşaat 2003 yılında başlayacak.
2. Şehir içinde, Eindoven’ın büyük eğlence bölgesinin yeniden değerlendirilmesi.Tüm değişik katılımcılar devam eden ve ilerideki inşaatlarda güvenlik tedbirlerinin sağlanmasının garanti edilmesi yönünde mutabık kaldılar.
3. Geniş ofis/iş büroları alanının yeniden değerlendirilmesi.Ofis kompleksinin etrafı çitle çevrelendi.Alan yeniden değerlendirilmesi,binaların yenilenmesi,yeni binaların inşası ,yeni fonksiyonların ilavesi (açık alan,dinlenme alanı) için planlar yapıldı.Ofis alanını çevreleyen alanın entegrasyonu ve çitlerin kaldırılması can alıcı nokta idi.20 kadar organizasyondan tümünün katılımı ile bir konferans düzenlendi.Tüm katılımcılar tarafından çitlerin yakında kaldırılması durumunda güvenlik sorunlarının geniş bir analizi yapıldı . Onlar yeni bir güvenlik düzenlemesi yapılması konusunda mutabık kaldılar.
4. Bir yer altı otoparkı üzerindeki alanda alış veriş merkezi,konut,sağlık merkezi ve sosyal yardım hizmetleri bürosu v.b oluşturulması değerlendirildi.Tüm taraflar birlikte çalışan herkesin taleplerini karşılayabilecek bir çözüm buldular.
Tüm projelerde iki sorunla karşılaşıldı: Ne, tam olarak bir alış veriş merkezi, alanı,bina veya şehir oluşturur ve böyle merkezler,alanlar nasıl gerçekleştirilir? Eindoven şehrinde iki özel metot uygulandı : Etkili Güvenlik Raporu (SER) ve “5N1K”. SER genel bir planlama prosedürü sağlar.İçişleri Bakanlığı ve Krallık İlişkileri tarafından gerçekleştirilen ve başarılı sayılmak için ana faktör olarak görülmüştür.Güvenlik konusundan söz ederken katılımcılar ne yapar gibi bir soruya cevap ararken “5N1K” akla gelir.Bu metodu kullanırken 6 hayati soru sorulur:Kim mağdur olabilir,Ne zarar görebilir?(Kişi ve sosyal yaşam,fiziki obje veya alt yapı)? Kim saldırgan veya saldırıya neden olabilir ? Saldırgan hangi metodu kullanır ve bu nasıl gerçekleşir.Nerede olabilir (yer) ? Ve ne zaman olabilir? Bay van Asten hiçbir projenin aynı olmadığını işaret etmiştir.Değişik şartlar,değişik imkanlar oluşturur.Ana cümle “farklılıkla mücadele etmek” tir. Değişik başlangıçlarda bunlar dikkate alınmalıdır:Farklılık ortamda ve katılımcıların çeşitliliğidir.
Bay van Astenin düşüncesine göre, KÖSİ’nin bir güvenliği iyileştirmesi için iyi iletişim,birbirini etkileme ve kamu ve özel sektör arasında karşılıklı işbirliği,en iyi çözümlere ulaşmak için açık bir diyalog, çözüm bulmak için zaman ayırmak,sorunları paylaşmak ve yapılacak işler için mutabık kalmak ve protokol imzalamak önemli bazı öğelerdir.
Bay van Asten sözlerini;
ØKÖSİ, tüm katılımcı taraflar,polis ve özel sektör ilgilenmesi halinde başarılı olabilir,
ØToplumu güvenli bir yer yapmak sadece Hükümet ve diğer yetkililerin sorumluluğunda değildir.Gittikçe aşikar olmuştur ki, rezidanslar ( toplu konutlar) , iş yerleri ve sosyal kuruluşlar vb de sorumluluğu paylaşma ve güvenlik sorunları ile mücadeleye katılım imkanı vardır.Hükümetin ve yetkililerin en önemli görevi kural ve düzenlemeler getirmesidir,
ØHükümet ve yetkililer uygun mevzuatı hazırlamaları ve özel sektörün mevzuata uymasını sağlamaları gerekir.Onlar ayrıca özel sektörü “kendi görevlerini uygun bir şekilde yapmalarını kolaylaştırmaları “ gerekir,
ØKÖSİ’leri sorunları çözmede etkili ve sadece kamu ve özel sektörün tek başına gerçekleştiremeyeceği neticeler alabilir.Ancak KÖSİ’lerinde KÖSİ’ni başarılı bir araç yapabilmek için uyulması gereken şartlar bulunmaktadır.
Şeklinde sonuçlandırmıştır.
3.10 KÖSİ ve Finans Kuruluşlarında Suçları Önleme
Bankacılık üzerindeki ana konuşma metninde (Bölüm.2.5) Bay Oord grubu KÖSİ’nin esası üzerinde bir tartışmaya sürükledi.Grup önerilen önemli bir çok husus üzerinde tartıştı ve müzakereler sonrası aşağıdaki konularda mutabık kaldı.
ØKÖSİ, açıkça belirlenmiş bir hedef üzerinde yoğunlaşan,işbirliği olmaksızın gerçekleştirilemeyecek önleme ve bastırma ihtiyacını dikkate alan,koordineli bir eylem aracıdır. KÖSİ ancak gerektiği ve bir değer kattığı zaman kullanılmalıdır.
ØKÖSİ için temel olan sorunun tanımı ve analizidir,
ØHer tarafın kendine özgün dürüstlük tipinin olduğunu dikkate almak önemlidir.
ØHükümet yardımı satış için (ticaret için) değildir.(örneğin polisten öncelikli davranmasını satın alamazsınız) ve özel sektör imajını korumak zorundadır.
Çalışma grubunda “ortaklık” terimi tartışıldı. Kamu ve özel sektör partnerliğinde eşitliğin olduğu önceden kabul edildi.Bu her zaman böyle değildir:İşbirliği nedenleri ve gerçekleştirilecek hedefler doğrultusunda büyük ölçüde her iki taraf için de değişebilir.En iyi terim “işbirliği” olmalıdır. Grup, KÖSİ’de “partnerliği “ her tarafın kendi sorumluluğunu muhafaza ederek ortak bir sorunun çözümüne katılması” şeklinde anlaşılması gerektiği yönünde karar verdi.
3.11 Otomobil Hırsızlığını Önleme, Uluslararası Perspektif
Bay Guus Wesselink, Otomobil Hırsızlığı Suçlarıyla Mücadele Fonu
Organizasyon
Hollanda’da oto hırsızlığı suçlarıyla mücadele amacıyla geliştirilmiş sağlam bir KÖSİ mevcuttur.1990 lı yılların başında sigortacılar,polis,oto branşı ve hükümetin oto hırsızlığına karşı mücadele için işbirliğini geliştirme istemesiyle kurulmuştur.Oto hırsızlığını azaltma gayretleri özellikle (kayıtlı) otomobiller için yapılmıştır,yakın gelecekte diğer araçlar bisiklet,motosiklet ve mobilet için de önlemler alınacaktır.
Belirlenen özel hedefe ulaşmak için(oto hırsızlığını yılda %10 azaltmak) sigortacılar ve ortakları fırsatçı hırsızlar kadar profesyonel (organize) oto hırsızlar ile de mücadele etmek amacıyla özel bir fon oluşturdular.Oto hırsızlığını azaltmak için uzun vadeli bir program gerçekleştirildi.Programın etkili bir şekilde uygulanmasını izlemek üzere tam gün çalışan bir profesyonel program bürosu kuruldu.Bunun görevi oto hırsızlarını izlemek,işbirliğinin yapılandırılmasını sağlamak ve birlikte taraf olmak idi. Büro ( tüm taraflardan bağımsız,polis veya sigortacı geçmişi olan) bir program yöneticisi,üç proje yöneticisi,üç proje koordinatörü (bir polis şefi,bir araç kayıt bürosundan yönetici,bir oto bürosundan yönetici ve 2 sekreter’den ibarettir.
Fon ve büro, her ikisi de, altı tarafça finanse edilir.Üçü kamu sektörü (içişleri Bakanlığı ve Kraliyet İlişkileri,Adalet ve Ulaştırma Bakanlığı) ve üçü özel sektör (Sigortacılar,araç birimleri ve Hollanda AA).Her biri yıllık 91 000 Euro olmak üzere,katkıda bulunur.
Alınan kararların doğrudan takip edilmesi için Fon İdaresine her taraftan yönetici düzeyinde temsilci katılması sağlanmıştır.İdare Hollanda’da en üst düzeyde KÖSİ olan MSKP’na rapor veriri.
Sonuçlar.
Kayıtlı Otomobil Hırsızlığı: 5 yıllık süre içinde %17 azalma ve kayıtlı olmayan araçlar için de ortak yaklaşım.
Bundan başka: Taraflar arasında sağlam bir işbirliği,her taraf için artan bir güven,derlenen bilgilerin paylaşılması ve katılımcı her tarafın bilgileri kullanması. Sigortacılar,polis ve otomobil kayıt birimleri yetkililerinin katılımı ile kayıpların değerlendirilmesi,araç sahtekarlığı ve araç suçlarının önlenmesinde polis operasyonlarına destek verecek üç taraflı bir operasyon birimi oluşturuldu.Diğerleri başarılı projeler yanında ortak hırsızlık kayıtları, ANPR (Plakaların otomatik tanınması)kullanıldı,kayıp araçların suiistimaline karşı program,risk yönetimi,satıcıların binaları dışındaki araçların çalınmasının önlenmesi,motosiklet hırsızlığını önleme programı,gerçekleştirildi.
Ayrıca,tüm taraflar arasında uluslar arası operasyonlar,ihtiyaçlar ve faaliyetlerle ilgili çok etkili bir platform da oluşturuldu.
Başarılı bir KÖSİ için öneriler:
1. Taraflar arasında bir KÖSİ oluşturulması,
2. Bunun resmi bir örgütlenmesinin yapılması,
3. Uzun vadeli hedefler belirlenmesi,
4. Oto hırsızlığı değerlendirilmesini takip için paylaşılan bir bilgi bankası oluşturulması,
5. Avrupa Oto hırsızlığına karşı oluşturulan ağa katılım,
6. Herkes için tatminkar olacak biri hedef paylaşmakta mutabık kalmak: Oto hırsızlığı ile mücadele etmek,toplumun parasının (milli servet) kaybına karşı mücadele etmek.
[2] Emekli 1.Sınıf Em.Müdürü,OGA-Özel Güvenlik Eğitim Merkezi Kurucu-Yöneticis
(yusuf@guvenlikegitimi.com)
|